You are here:  Anasayfa arrow TÜRKCE arrow TEMEL EDEBİYAT BİLGİLERİ arrow DİL VE ANLAM BİLİME GİRİŞ
DİL VE ANLAM BİLİME GİRİŞ PDF Yazdır E-posta
Yazar Edebiyat   
Pazartesi, 15 Ekim 2007
Dil, duygu ve düşüncelerimizi ifade etmek için kullandığımız canlı bir
araçtır.

Dil, her şeyden önce kendi içerisinde belirli bir devinime, değişime sahiptir.
Dilin canlı olması demek, yüzyıllar süren uzun süreç içerisinde devamlı kendi
içerisinde değişmesi ve gelişmesi demektir. Dili, ve dilin anlamını tam olarak
anlayabilmemiz için bu değişimi iyice anlamalıyız.

Her dil yaşayan bir varlıktır. Çünkü, kendi içerisinde devamlı bir gelişime
sahiptir. Yüzyıllar öncesinde kullanılan sözcükleri hiç birimiz anlayamayız.
Çünkü sözcükler hem ses hem de anlam yönünden değişmeye uğramıştır.

Dilbilimin anlamı inceleyen koluna "Semantik" (Anlam Bilim) diyoruz. Anlam
Bilim bir dildeki sözcüklerin gelişim süreci içerisindeki anlam değişimlerini
ve çeşitli anlamlara sahip oluşlarını inceler. İlk anlam bilim çalışmaları
eski Hindistan’da başlamıştır. Bugünkü anlamda semantiğin bir çalışma alanı
olmasını Reisig’e borçluyuz. Bununla birlikte Modern Anlam Bilimin kurucusu
Ferdinand De Saussure’dir.

Şimdi sözcükte anlam konusuna tam olarak giriş yapmadan önce bazı kavramları
öğrenelim:

Sözcük: Bir anlaşma aracı olan, dilin en küçük anlatım birimidir.
Kavram (Gösterge) : Çevremizdeki nesne ve durumların zihnimizde uyandırdıkları
çağrışımlardır.
Anlam : Zihnimizdeki kavramların yorumlanmasıdır.

Örneğin "Bizim evin pencereleri çok eskidi."cümlesini okuduğumuzda pencere
resmi zihnimizde belirecektir. Zihnimizde oluşan bu resim kavramdır. O
pencerenin bizim evin penceresi olduğunu yorumlamakla anlam ortaya çıkar.

Dilimizde çoğu sözcük tek başlarına kullanıldığında belirli bir anlam
yansıtırlar.Kapı, duvar, gözlük gibi sözcükler tek başlarına
kullanıldıklarında belirli bir kavramı yansıtırlar. Bazı sözcükler de vardır
ki tek başlarına kullanıldıklarında hiçbir anlam yansıtmazlar.Bu tür sözcükler
kullanıldıkları cümleler içerisinde belirli bir anlama sahip olurlar veya o
cümlenin anlamını pekiştirirler. Dilimizde bu tür sözcükler edatlar, bağlaçlar
ve ünlemlerdir. Ve, ki, veya, ama…

Yeni bir kavramı karşılamak için bir dilde iki seçenek vardır:
1-Yeni bir sözcük türetmek
2-Mevcut bir sözcüğe yeni bir anlam yüklemek.

 

 
Bir dilde en zor şeylerden birisi yeni bir sözcük türetmektir.Bundan dolayı
yeni kavramlar çoğu zaman mevcut bir sözcüğe yeni bir anlam yüklenmesiyle
oluşur.

Dil ilk oluştuğunda her sözcük bir anlamı karşılıyordu.. Fakat daha sonra
hayatımızdaki teknolojik ve kültürel gelişimler sonucunda yeni kavramlar
ortaya çıkmış, bu kavramları karşılamak için sözcüklere yeni anlamlar
yüklenmiştir. Mevcut olan sözcüklere yeni anlamlar yüklenmesiyle bazı
sözcükler birden fazla kavramı karşılar konuma gelmişlerdir. Böylece çok
anlamlılık ortaya çıkmıştır. Bir sözcüğün birden çok kavramı
karşılayabilmesine çok anlamlılık, o tür sözcüklere ise çok anlamlı sözcükler
denir.

Örneğin "kanat" sözcüğünün ilk anlamı "Kuşların uçmasını sağlayan organ
adı"dır. Fakat uçağın icadı ile uçağın belirli bir parçasına da kanat
denilmiştir.(Benzerlik İlgisi) Böylece bir ihtiyacı karşılamak için mevcut bir
sözcüğe bir anlam daha kazandırılmıştır. Yine "yüklemek" sözcüğünde de aynı
şey söz konusudur. Biz artık "Bilgisayarıma yeni bir program yükledim."
cümlesinde olduğu gibi yüklemek sözcüğünü yeni bir anlamıyla da kullanıyoruz.
Bilgisayarın geliştirilmesi yüklemek sözcüğünün yeni bir anlam daha
kazanmasını sağlamıştır. Böylece bu tür sözcükler için çok anlamlılığın yolu
açılmıştır.

Yorumlar (0)Add comments

Yorum yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
daha kucuk | daha buyuk

security image
Lutfen goruntulenen karakterleri yaziniz


busy
 
< Önceki

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Dilimizin Geleceği
Dil bir toplumu toplum yapan unsurların en önemlisidir. Dilimizi bileni bizden, bilmeyeni yabancı sayarız. İnsanlar arasındaki ilişkiler dil ile kurulur, yürütülür, gelişir, kimi zaman ...
Cahit Zarifoğlu
1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı. Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakülte...
ANLATIM BOZUKLUKLARI
Anlatımın yazılı ve sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasında kullanılan dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili olması i...
ANLATIM BİÇİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ
Anlatım, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme, bir şey anlatma işidir. Bu söyleme ve anlatma gelişi güzel olmaz. Anlatımı yönlendiren, biçimlendiren yazarın amacıdırBir yazar, acaba söz veya...
5 HECECİLER
Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy)  1891-1971; Enis Behiç (Koryürek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] İkinci meşrutiy...
19. Yüzyıldan Günümüze Türk Şiiri
TANZİMAT Tanzimat; düzenlemeler, yeğlemeler,ıslahat anlamına gelir, "tanzim"sözcüğünün çoğuludur. Tanzim ise Arapça "nazm"dan gelir. Sıraya koyma, dizme, sıralama, ıslah etme, ...
KEÇECİZADE İZZET MOLLA
Mevlevi tarikatına bağlı , derviş ruhlu, olgun bir insan olan Izzet Molla, nüktedan bir şairdir.Dürüst tabiatlı, kendisine yapılan iyilikleri unutmayan bir insan olduğundan , çok iyilik ve iltifatla...
HİCİV
  Kişi,kurum ve olayları gülünç hale sokmak,alaya almak, iğnelemek veya hakaret etmek suretiyle küçük düşürmeyi ve rezil etmeyi amaçlayan ve genellikle manzum olan türe “hic...
Dil ve Anlatım Dersi Ders Notları
1)Anlatım:Herhangi bir konu üzerinde konuşurken veya bir konu üzerine yazarken,belli bir gayeyi gerçekleştirmek isteriz.Bu gaye,bizi dinlemekte veya okumakta olanlara bilgi vermek,onl...
ÇANAKKALE SAVAŞI
Mahmed Akif’in okul kitaplarına bazı mısraları çıkartılarak alınan büyük Çanakkale savaşını tasvir eden manzumesi, İstiklal marşı’ndan önce yazılmış en heyecan verici şii...
TECÂHÜL-İ ARİF SANATI
Bilinen bir gerçeği bir nükteye dayanarak bilmiyormuş gibi söylemektir. Yani tecâhül-i arif ne hiç bilmemektir, ne de bildiğini saklamaktır. Buna göre söylersek, bildiğini, türlü nedenlerle bilmezle...
TEVRİYE SANATI
Tevriye’nin lügat manası, bir şeyi arkaya atmak, örtmek demektir. Buna ihâm denildiği gibi bedî ile Arapça kitaplarında “tevcih” ve “tahyil” adları da verilmiştir. Edeb...
DESTANLAR ve ÖZELLİKLERİ
  Destanlar, toplum hayatında derin izler bırakan büyük olayların (kuraklık, gttç, düşman istilası, tabiî afetler, savaşlar vb.) o topluluğun hafızasında yoğrula yoğrula şekill...
Hikâyenin Tanımı Ve Türk Halk Hikâyesinin Kaynakları
Öykü, hikâye olarak da bilinir, gerçek yada düş ürünü bir olayı edebi bir üslupla aktaran kısa düzyazıdır. Türk halk hikayeleri, efsânelerden, masallardan, menkıbelerden ve destanlard...
İSİMLER
  İSİMLER İSİM: Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelimelere İSİM denir İsimler cins isim ve özel isim olmak üzere ikiye ayrılır. ...
NOKTA ( . )
NOKTA ( . ) Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur. Kaçmayı namusuna yediremiyordu. Kısaltmalardan Sonra konur. Prof. Dr. bkz. vb. Bn. P.T.T, T.B.M.M. ... (Not: Son yıllarda kısal...
HECE VE HARF
HECE, HARF   : : Hece : : Ağzımızın bir hareketiyle çıkan seslere HECE denir. : : Harf : : Ağzımızdan çıkan sesleri yazıda göstermek için kullanılan işaretlere HARF denir. : : B...
Dil bilgisi giriş
Dil: İnsanların duygu, düşünce ve isteklerini anlatmak için kullandıkları ses ya da işaretler sistemidir. Dilbilgisi : Bir dili oluşturan sesleri, kelimeleri, cümleleri ve bunlarla ilgili kurallar...
CÜMLE
CÜMLE Cümle: Maksadımızı tam olarak anlatan söz dizilerine CÜMLE diyoruz. Cümle özellikleri: Cümleye büyük harfle başlanır. Cümlelerin sonuna nokta, soru işareti veya ünlem işa...
Dizilişlerine ve Anlamlarına Göre Cümleler
Dizilişlerine Göre Cümleler A. Kurallı Cümle: Yüklemi sonda olan cümlelerdir. Bu çeşir cümleler kurala uygun kuruldukları için kurallı cümle diyoruz.        ...
KELİME
KELİME Türkçe kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir. Anlamlar...
YAZIM KURALLARINA GİRİŞ
 Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ...
PEKİŞTİRLMİŞ KELİMELERİN YAZILIŞI
 Pekiştirme sıfatları ve zarfları bitişik yazılır: dümdüz, sapsarı, mosmor, kapkara, apaçık, tertemiz, çepeçevre, sapasağlam, darmadağınık, yapayalnız, çırılçıplak, çepeçevre...
İNCELTME VE UZATMA İŞARETLERRİNİN YAZILIŞI
 Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece "g, k, l" ünsüzleri için; uzat...
EDATLARIN YAZILIŞI
 Edat ve bağlaç olarak kullanılır. Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur. Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir, ondan ayrı da... Bitişik yazılan "ile"...
ÜNLÜ UYUMUNA AYKIRI EKLERİN YAZILIŞI
 --yor (şimdiki zaman eki): Sadece -yor şeklinde yazılır, ünlü uyumlarına aykırıdır. geliyor, biliyor, istiyor, gizliyor... --ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. Sadece -ken şekl...

Spotlight

Stop
Play