You are here:  Anasayfa
Dilimizin Geleceği PDF Yazdır E-posta
Yazar Edebiyat   
Cuma, 17 Ekim 2008

Dil bir toplumu toplum yapan unsurların en önemlisidir. Dilimizi bileni bizden, bilmeyeni yabancı sayarız. İnsanlar arasındaki ilişkiler dil ile kurulur, yürütülür, gelişir, kimi zaman da bozulur.

        

   Konfüçyus’a sormuşlar: ”Bir ülkeyi yönetmek için çağrıldıysanız, yapacağınız ilk iş ne olurdu? “

            Büyük bilge şöyle cevap vermiş: “ Hiç süphesiz dili gözden geçirmekle başlardım. Dil düzensiz olursa sözler düşünceyi anlatamaz. Düşünce iyi anlatılamazsa, yapılması gereken sözler, işler iyi yapılamaz. Görevler gereğince yapılmazsa, adetler ve kültür bozulur. Adetler ve kültür bozulursa, adalet yanlış yola sapar. Adalet yoldan çıkarsa, şaşkınlık içine düşen halk ne yapacağını bilemez. İşte bunun için hiçbir şey dil kadar önemli değildir.”

            Dil düşüncenin aracıdır. Düşüncelerimizi dile getirdiğimizde, buna konuşma deriz. Dil olmazsa düşünce ve duygu asla gelişmez, toplumlar ilerlemez, medeniyetler oluşmazdı. Hangi inanışa göre olursa olsun, bir milletin tüm bireylerince paylaşılan inanç, bilgi, davranış ve gelenekler o ulusun kültürünü oluşturur. Bunların hepsinin kaynağı dildir. Çünkü bu kavramların hepsine dil aracılığı ile ulaşılır. Geçmişimizde dilimizi gerektiği gibi kullanmamamızın sonucunda insanlarla ilişkilerimiz aşınmalara uğramış, dolayısıyla teknolojinin gelişmeside gecikmiştir. Matbaayı buluşundan 300 yıl sonra kullanmaya başlıyor ya da kütüphane kavramını Cumhuriyetin ilanından sonra öğreniyorsa, bu elbette ki dil açısından büyük bir darbe olur. Türkiye yıllarca teknoloji üretmeden, doğanın bize verdiklerini tüketerek yaşamış bir ülke. Cumhuriyet ile yeni bir toplum oluşturuyoruz. Bunu sağlamak için dünyanın bir çok yerinden teknoloji öğreniyoruz. Dolayısıyla onların kültürlerinden ve dillerinden etkileniyoruz.

            Ülkemizde – belki bir çok ülkede de – kimsenin inkar edemeyeceği yabancı dil hayranlığı söz konusu. Teknolojisinden yararlandığımız ülkelerin, teknolojileriyle birlikte bazı yabancı terim ve sözcüklerde dilimize giriyor. Zaten yabancı dil hayranlığı duyan milletimiz bu kelime ve terimleri benimsiyor, sanki bir marifetmiş gibi her fırsatta tüketiyor ; üstelik bir çoğunu da yanlış ve gereksiz bir şekilde kullanıyor.

            Yabancı dili herkesin bilmediğini gözönünde bulundurursa, bir çok kişinin bunu sohbet esnasında bir silah gibi kullandığına tanık oluyoruz.

            Toplumda yitirilmemesi gereken tek şey dildir. Dilini yitiren ulusların ulusluk özellikleri kalmaz. Bir halkı ırkına bakarak türk diye nitelendirmek yanlıştır. Ancak dil bilimi açısından yaklaşırsak bu olasıdır. Benimsenmesi gereken en mantıklı düşünce; dili Türkçe olan halkları Türk olarak kabul etmektir. Çünkü halkının çoğu Türkçe konuşmadığı milletlerden Türklük özellikleri göstermesi beklenemez.

            “Geçtiğimiz gün”, “geçtiğimiz ay” gibi söyleyişler ayrık otu gibi yerleşmiş hatta bu tür yanlışlar televizyonlarda sunucular; gazete ve dergilerde, yazar ve haberciler tarafından çok doğal ve doğru bir söyleyişmişcesine devamlı kullanılıyor. Oysa biz zamanın üzerinden geçmeyiz, zaman gelir geçer. Doğru olan söyleyiş;” geçen gün”, “geçen ay”, “geçen yıl”dır.

            Halkımız anlamını kavrayamadığı kimi sözcüklere o sözcüğün ses yapısına benzer yakıştırmalar yapar. Bunlar zamanla kalıplaşır,yaygınlaşır ve aslını unutur. “Kazın ayağı öyle değil” deyimi böyledir.analamı ise şu şekildedir: “sen öyle düşünüyorsun ama işin aslı öyle değil.” Zamanla “kazın ayağı”na dönüşen ilk yakıştıma “kaz ayağı”dır. Bunun aslı Arapça “kazaya” dır. Kazaya, “kaziye”nin çoğuludur. Kaziye ise iş, konu, sorun demektir. Deyimin aslı ise “Kazaya öyle değil”, yani “işin aslı öyle değil”dir. Halkın konuşma dili ihtiyacı olan sözcükleri kullanmak için kendi özünden uzaklaştırabiliyor.

            Memleketimizde yayınlanan dergi isimlerinden birkaç örnek verelim. Negatif, Girl, Focus, Elle, Kapcal, Economist, Marie Claire, Aksiyon, Mimaza, Max, Aktüel, Bazaar... örnekleri çoğaltmak mümkün. “istanbul Life” adlı derginin adı neden “İstanbul yaşamı” ya da “İstanbul da yaşam” olmuyor.

            Televizyon kanallarından da örnekler verilebilir. Flash, Star, Show, Bravo, Numberone, Best, Ntv... anayasasında “resmi dili Türkcedir” yazan Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yayın yapan bu gibi kuruluşların Türk alfabesinin okunuşunu değiştirerek İngilizce okumaları ve yabancı sözcükler tercih etmeleri, Türk diline ve milletine saygısızlıktır.

            Gelecek bilimcileri 21. Yüzyılda neler olacağını söylemeye başladılar. Bunlardan birisi “21. yüzyılda herkes İngilizce konuşacak, bugün dünyada konuşulan 6000 dil ve lehçenin %90’ı ortadan kalkacak”, şeklinde.

            Günlük yaşamda, gazetelerde, televizyonlarda yabancı dili marifetmiş gibi bolca kullanan biz Türkler, kendi dilimizi nasıl koruyacağımızı geçte olsa düşünmeye başlamalıyız.

 

Yorumlar (0)Add comments

Yorum yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
daha kucuk | daha buyuk

security image
Lutfen goruntulenen karakterleri yaziniz


busy
 
Sonraki >

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Dilimizin Geleceği
Dil bir toplumu toplum yapan unsurların en önemlisidir. Dilimizi bileni bizden, bilmeyeni yabancı sayarız. İnsanlar arasındaki ilişkiler dil ile kurulur, yürütülür, gelişir, kimi zaman ...
Cahit Zarifoğlu
1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı. Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakülte...
ANLATIM BOZUKLUKLARI
Anlatımın yazılı ve sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasında kullanılan dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili olması i...
ANLATIM BİÇİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ
Anlatım, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme, bir şey anlatma işidir. Bu söyleme ve anlatma gelişi güzel olmaz. Anlatımı yönlendiren, biçimlendiren yazarın amacıdırBir yazar, acaba söz veya...
5 HECECİLER
Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy)  1891-1971; Enis Behiç (Koryürek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] İkinci meşrutiy...
19. Yüzyıldan Günümüze Türk Şiiri
TANZİMAT Tanzimat; düzenlemeler, yeğlemeler,ıslahat anlamına gelir, "tanzim"sözcüğünün çoğuludur. Tanzim ise Arapça "nazm"dan gelir. Sıraya koyma, dizme, sıralama, ıslah etme, ...
KEÇECİZADE İZZET MOLLA
Mevlevi tarikatına bağlı , derviş ruhlu, olgun bir insan olan Izzet Molla, nüktedan bir şairdir.Dürüst tabiatlı, kendisine yapılan iyilikleri unutmayan bir insan olduğundan , çok iyilik ve iltifatla...
BATI ETKİSİNDE GELİŞEN TÜRK EDEBİYATI (19 yy.-)
Çagdaş türk edebiyatı,omsalı devletinin gerilenmesinin hızlandığı,yapılan yeniliklerin başarıya ulaşamadığı,batıya yönelme gereğinin duyulduğu bir zamanda yani 1839’da Tanzimat fermanının ila...
DESTAN
DESTAN Destan veya asıl söylenişiyle dastan Farsça'dan alınmış bir kelimedir. Sözlüklerde, ansiklopedilerde ve çeşitli kaynaklarda bir birine yakın anlamda tanımlanmaktadır. Bu tanımlardan bazıları...
Dil ve Anlatım Dersi Ders Notları
1)Anlatım:Herhangi bir konu üzerinde konuşurken veya bir konu üzerine yazarken,belli bir gayeyi gerçekleştirmek isteriz.Bu gaye,bizi dinlemekte veya okumakta olanlara bilgi vermek,onl...
Dini Tasavvufi Halk Edebiyatı
Tasavvuf, Türklerin İslamiyet'i kabulunden sonra Anadolu'da kendini göstermiştir. Tasavvuf düşünürlerine "mutasavvıf" denir. Mutasavvıflara göre, Allah'a bilmeden O'na ul...
ÇOCUK EDEBİYATININ GENEL NİTELİKLERİ
A. BİÇİM BAKIMINDAN ÇOCUK EDEBİYATI Çocuk kitapları, okuyucu zümrelerinin özelliğine göre biçim açısından farklılıklar gösterir. Çocuk edebiyatı eserleri de, çocuğun yaş ve seviye...
İŞTİKAK SANATI
Aynı kökten türemiş en az iki sözcüğü bir dize veya beyit içinde kullanmaktadır. İştikak da cinas sanatları içine girer. Yazılışları ve okunuşları aynı, fakat kökleri başka olan sözcüklerle yapılan ...
Hikâyenin Tanımı Ve Türk Halk Hikâyesinin Kaynakları
Öykü, hikâye olarak da bilinir, gerçek yada düş ürünü bir olayı edebi bir üslupla aktaran kısa düzyazıdır. Türk halk hikayeleri, efsânelerden, masallardan, menkıbelerden ve destanlard...
KELİME
KELİME Türkçe kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir. Anlamlar...
DİĞER KELİME ÇEŞİTLERİ
DİĞER KELİME ÇEŞİTLERİ Edatlar: kendi başlarına anlamı olmayan, ancak cümlede beraber kullanıldığı kelimeler arasında ilgi kuran kelimelere EDAT denir.       ...
NOKTA ( . )
NOKTA ( . ) Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur. Kaçmayı namusuna yediremiyordu. Kısaltmalardan Sonra konur. Prof. Dr. bkz. vb. Bn. P.T.T, T.B.M.M. ... (Not: Son yıllarda kısal...
İSİMLER
  İSİMLER İSİM: Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelimelere İSİM denir İsimler cins isim ve özel isim olmak üzere ikiye ayrılır. ...
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER 1. Basit Kelimeler: Kelime kökü ek alsa bile anlamca bir değişikliğe uğramamışsa, bu tip kelimelere BASİT KELİMELER denir. Genellikle kök halindeki (bazen gövd...
NOKTALI VİRGÜL ( ; )
NOKTALI VİRGÜL ( ; ) Birbirine bağlı, fakat her biri kendi içinde bağımsız cümleleri ayırmada: At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır. İki cümle birbirine ve, ama, fakat, çün...
CÜMLE
CÜMLE Cümle: Maksadımızı tam olarak anlatan söz dizilerine CÜMLE diyoruz. Cümle özellikleri: Cümleye büyük harfle başlanır. Cümlelerin sonuna nokta, soru işareti veya ünlem işa...
YAZIM KURALLARINA GİRİŞ
 Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ...
PEKİŞTİRLMİŞ KELİMELERİN YAZILIŞI
 Pekiştirme sıfatları ve zarfları bitişik yazılır: dümdüz, sapsarı, mosmor, kapkara, apaçık, tertemiz, çepeçevre, sapasağlam, darmadağınık, yapayalnız, çırılçıplak, çepeçevre...
İNCELTME VE UZATMA İŞARETLERRİNİN YAZILIŞI
 Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece "g, k, l" ünsüzleri için; uzat...
EDATLARIN YAZILIŞI
 Edat ve bağlaç olarak kullanılır. Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur. Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir, ondan ayrı da... Bitişik yazılan "ile"...
ÜNLÜ UYUMUNA AYKIRI EKLERİN YAZILIŞI
 --yor (şimdiki zaman eki): Sadece -yor şeklinde yazılır, ünlü uyumlarına aykırıdır. geliyor, biliyor, istiyor, gizliyor... --ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. Sadece -ken şekl...

Spotlight

Stop
Play