You are here:  Anasayfa arrow TÜRKCE arrow Edebiyat arrow LÜFT ü NEŞR SANATI
LÜFT ü NEŞR SANATI PDF Yazdır E-posta
Yazar Edebiyat   
Salı, 23 Eylül 2008

  Bir beyit içinde iki veya ikiden fazla sözcüğü kullandıktan sonra o sözcüklerle ilgili sözcükleri sıralama sanatıdır. Genellikle birinci dizede en az iki şey söyleyip, bu söylenenlere ikinci dizede verilen anlama ilgili karşılıktır. Left ü neşir sanatı, fiziksel ve matematiksel dizgeler yoluyla oluşturulur. (5)


 

● Kaşuñ çatup cihânı peyveste agladursun

    Bârân ziyân degül mi ş’ol misk tozlı yaya

                                                                                  Ahmed Paşa

  Kaşını çatarak cihan halkını sürekli ağlatırsın. Yağmur o misk tozlu kemana zarar vermez mi ?  Âşıklarına yahut herkes kaşlarını “peyveste”   [=sürekli] çatarak onları ağlatan bir güzelden bahsedilen bu beyitte kaşlar ve “Misk tozlu keman”  [ = siyah kabzalı yay ]  arasında renk ve şekil itibarıyla ilişki kurulmuştur. “Toz” yay üzerine serilen çok sert bir ağaç kabuğu olup sarı renkli olanına altun tozlu esmer olanına “misk tozu” keman denir. Dikkat edilecek olursa ilk mısradaki “kaş” ve “ağlama” ibareleri ile ikinci mısradaki “bârân” [=yağmur]  ve “yay”  [=keman] arasında çapraz bir ilişki vardır.

(Müşevveş leftüneşr)

                                                   (5) Modern Türk Şiirinde Edebi Sanatlar, Hasan Aktaş

  Kaldı dem-beste Hûfi nazmınFenâyî işidüp

    Kim dahân açdukça dânâ nutk-i nâdân baglanur

                                                                                  Hûfî

○ Hûfî’nin şiirini işitince Fenây’inin nefesi kesildi; Çünkü bilgiler ağız açınca cahillerin nutku bağlanır. Dikkat edilecek olursa beyitin ilk mısrasında “Hûfî” ve “Fenâyi” mahlasları, ikinci mısrada da “dânâ”  [ = bilgili ] ve “nâdân”                       [ = cahil ] kelimeleri yerleştirilmiş olup şair bu denkleme kendisini bilgili, latifeleştiği anlaşılan şair arkadaşını yahut rakibini de cahil olarak göstermiştir. 

                                                                                        (Left ü neşr)

  Bülbülleri gûyâ kılur bostân-i Firdevs añdurur

    Ruhsâre-i gül-reng ile gonca dehân virmiş saña

                                                                                    Amrî

  Bülbülleri dile getiren, cennet bahçesini andıran gül renkli bir yanak ile gonca gibi bir ağız vermiş. Görüldüğü üzere ilk mısradaki ard arda gelen iki unsur ile ikinci mısradaki unsurlar düzensiz bir şekilde birbirlerini tanımlamaktadırlar.                                                            (Müşevveş Leffüneşr)

 

 
Yorumlar (0)Add comments

Yorum yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
daha kucuk | daha buyuk

security image
Lutfen goruntulenen karakterleri yaziniz


busy
Son Güncelleme ( Salı, 23 Eylül 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Dilimizin Geleceği
Dil bir toplumu toplum yapan unsurların en önemlisidir. Dilimizi bileni bizden, bilmeyeni yabancı sayarız. İnsanlar arasındaki ilişkiler dil ile kurulur, yürütülür, gelişir, kimi zaman ...
Cahit Zarifoğlu
1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı. Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakülte...
ANLATIM BOZUKLUKLARI
Anlatımın yazılı ve sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasında kullanılan dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili olması i...
ANLATIM BİÇİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ
Anlatım, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme, bir şey anlatma işidir. Bu söyleme ve anlatma gelişi güzel olmaz. Anlatımı yönlendiren, biçimlendiren yazarın amacıdırBir yazar, acaba söz veya...
5 HECECİLER
Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy)  1891-1971; Enis Behiç (Koryürek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] İkinci meşrutiy...
19. Yüzyıldan Günümüze Türk Şiiri
TANZİMAT Tanzimat; düzenlemeler, yeğlemeler,ıslahat anlamına gelir, "tanzim"sözcüğünün çoğuludur. Tanzim ise Arapça "nazm"dan gelir. Sıraya koyma, dizme, sıralama, ıslah etme, ...
KEÇECİZADE İZZET MOLLA
Mevlevi tarikatına bağlı , derviş ruhlu, olgun bir insan olan Izzet Molla, nüktedan bir şairdir.Dürüst tabiatlı, kendisine yapılan iyilikleri unutmayan bir insan olduğundan , çok iyilik ve iltifatla...
Türkçe bilim dili değildir (mi?)
H. Avni Öztopçu   ders BELGELİĞİ, 5 Ocak 2000 “Üniversite, bir toplumun düşünce ve bilgi lokomotifidir. Orada kendi dilimizi kullanmazsak,...
DESTAN
DESTAN Destan veya asıl söylenişiyle dastan Farsça'dan alınmış bir kelimedir. Sözlüklerde, ansiklopedilerde ve çeşitli kaynaklarda bir birine yakın anlamda tanımlanmaktadır. Bu tanımlardan bazıları...
İkilemelerin Genel Özellikleri
Dilimizdeki ikilemelerin hiçbir dilde görülmeyen derecede zengin olduğu tartışmasız bir gerçektir. İkilemeyi kuran sözcüklerin genel özelliklerinin başında ses benzerliği, dana doğrusu ses uyumu, ...
ÇOCUK EDEBİYATININ GENEL NİTELİKLERİ
A. BİÇİM BAKIMINDAN ÇOCUK EDEBİYATI Çocuk kitapları, okuyucu zümrelerinin özelliğine göre biçim açısından farklılıklar gösterir. Çocuk edebiyatı eserleri de, çocuğun yaş ve seviye...
Hikâyenin Tanımı Ve Türk Halk Hikâyesinin Kaynakları
Öykü, hikâye olarak da bilinir, gerçek yada düş ürünü bir olayı edebi bir üslupla aktaran kısa düzyazıdır. Türk halk hikayeleri, efsânelerden, masallardan, menkıbelerden ve destanlard...
Yaratımsız Dönem Ve İkinci Yeni
1950’lerde toplumsal yapıda kimi değişimlerin belirginleştiği görülür. II. Dünya Savaşı, tek parti yönetiminin baskısı, toplumsal gelişimindeki dengesizlik sınıfsal çatışmayı körüklemiş, çok...
HÜSNÜ TALİL SANATI
Herhangi gerçek bir olayın meydana gelişini, hayâli ve güzel bir sebebe bağlama sanatıdır. Bu sanat daha çok anlatıma güzellik ve zerâfet vermek için yapılır. (1)...
KELİME
KELİME Türkçe kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir. Anlamlar...
DİĞER KELİME ÇEŞİTLERİ
DİĞER KELİME ÇEŞİTLERİ Edatlar: kendi başlarına anlamı olmayan, ancak cümlede beraber kullanıldığı kelimeler arasında ilgi kuran kelimelere EDAT denir.       ...
NOKTA ( . )
NOKTA ( . ) Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur. Kaçmayı namusuna yediremiyordu. Kısaltmalardan Sonra konur. Prof. Dr. bkz. vb. Bn. P.T.T, T.B.M.M. ... (Not: Son yıllarda kısal...
İSİMLER
  İSİMLER İSİM: Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelimelere İSİM denir İsimler cins isim ve özel isim olmak üzere ikiye ayrılır. ...
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER 1. Basit Kelimeler: Kelime kökü ek alsa bile anlamca bir değişikliğe uğramamışsa, bu tip kelimelere BASİT KELİMELER denir. Genellikle kök halindeki (bazen gövd...
NOKTALI VİRGÜL ( ; )
NOKTALI VİRGÜL ( ; ) Birbirine bağlı, fakat her biri kendi içinde bağımsız cümleleri ayırmada: At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır. İki cümle birbirine ve, ama, fakat, çün...
CÜMLE
CÜMLE Cümle: Maksadımızı tam olarak anlatan söz dizilerine CÜMLE diyoruz. Cümle özellikleri: Cümleye büyük harfle başlanır. Cümlelerin sonuna nokta, soru işareti veya ünlem işa...
YAZIM KURALLARINA GİRİŞ
 Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ...
PEKİŞTİRLMİŞ KELİMELERİN YAZILIŞI
 Pekiştirme sıfatları ve zarfları bitişik yazılır: dümdüz, sapsarı, mosmor, kapkara, apaçık, tertemiz, çepeçevre, sapasağlam, darmadağınık, yapayalnız, çırılçıplak, çepeçevre...
İNCELTME VE UZATMA İŞARETLERRİNİN YAZILIŞI
 Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece "g, k, l" ünsüzleri için; uzat...
EDATLARIN YAZILIŞI
 Edat ve bağlaç olarak kullanılır. Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur. Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir, ondan ayrı da... Bitişik yazılan "ile"...
ÜNLÜ UYUMUNA AYKIRI EKLERİN YAZILIŞI
 --yor (şimdiki zaman eki): Sadece -yor şeklinde yazılır, ünlü uyumlarına aykırıdır. geliyor, biliyor, istiyor, gizliyor... --ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. Sadece -ken şekl...

Spotlight

Stop
Play