İnsanın yaşamında ve kişiliğinin
gelişmesinde ana dilin çok önemli bir yeri vardır. Dili yeterli düzeyde olan
kişiler genellikle daha sağlıklı ilişki kurarlar,hayatta daha başarılı olurlar.
Kendi dilini iyi bilip düzgün kullanmanın önemli bir yararı da yabancı bir dili
öğrenmeyi kolaylaştırmasıdır. Gerçekten,etkili bir yabancı dil öğretiminin
altyapısını, iyi bir ana dili eğitimi oluşturur. Dil öğrenimi beyni,dolayısıyla
düşünceyi değiştirir,biçimlendirir. Oysa Türkçe giderek zayıflamaktadır. Dil
duyarlılığı ve dil bilinci bakımından görülen eksikler,Türkçe’nin geleceği için
ciddi bir tehlikedir.
Dilimizin sözlü ve yazılı kullanımında
çok sayıda yanlış yapılıyor. Türkçe, kurallarına uygun,doğru ve düzgün
kullanılmıyor. İlköğretimden üniversiteye kadar okullarımızda görülen Türkçe
yetersizlikleri,sık sık göze çarpan sözlü ve yazılı anlatım kusurları,bozuk
cümleler,basın yayın organlarındaki özensizlikler,sokak ve caddelerde bulunan
tabelalardaki yabancı sözcük hastalığı...Türkçemizin geleceği için önemli bir
tehlike oluşturmaktadır. Özellikle son dönemde medyada,özel ve yerel tv
kanallarında yeni tip sunucular,haber ve spor spikerleri moda oldu. Oysa
sunuculuk ve spikerlikte dili düzgün kullanma,fiziki güzellikten önce
gelmelidir. Sunucu ve spiker adayları,öncelikle dili doğru ve düzgün kullanma konusunda
iyi bir eğitimden geçirilmelidir. Çünkü onlar hergün milyonlara seslenip
milyonlarla yüzyüze gelmektedir. Örnek olma gibi sorumluluk taşımaktadırlar.
İnsanlarımıza özellikle doğru
konuşma,düzgün yazma,duygu ve düşüncelerini pürüzsüz anlatma becerisi
kazandırma konusuna özenle eğilmek zorundayız.
Günümüzde Türkçe,neredeyse ana dilimiz
olduğunu unutturacak ölçüde yabancı sözcüklerle dolduruluyor, kendi
sözcüklerimiz ise dışlanıyor.
Yabancı dil ne kadar önemli olursa
olsun,insanın ana dili daha da önemlidir. Temel görevimiz,gençleri, düşünen,eleştiren
ve düşüncelerini iyi ifade edebilen bireyler olarak yetiştirmektir. Öğrencinin
kendi dilini ikinci sınıf ,yetersiz bir iletişim aracı olarak görmesi çok
tehlikeli bir durumdur.
Günümüz dünyasında yabancı dilin ve
yabancı dil öğrenmenin önemi tartışılmaz . Her türlü ilişki,iletişim ve gelişme
için yabancı dil çok gereklidir. Ama ülkemizde özellikle son zamanlarda
düşünülen önemli bir yanlış, yabancı dilin araç değil amaç olarak görülmesidir.
Bu nedenle, yabancı dille öğretim yapan okulların ve üniversitelerin sayısı
hızla artmaktadır.
Bu
durumun en acı yanı, yabancı dille öğretim yapan kurumlarda okuyan Türk
çocuklarının,Türkçeyi ihmal etmeleri,iderek unutmaları ve kendi dillerini
küçümsemeleridir.
Öncelikle yapılması gereken şey, yabancı
dil öğretimiyle yabancı dille öğretimi birbirine karıştırmamaktır. Çok gerekli
olan yabancı dil öğretimini bütün okullarda en etkili ve verimli şekilde
geliştirelim. Ama çok gereksiz olan ve ülkemizin geleceği, kültürü açısından
büyük tehlikeler taşıyan yabancı dille öğretim yanlışından kurtulalım. Bunun
için de ana dili duygusu ,duyarlılığı ve dil bilinci gerekir.
Ülkemizde nitelikli insan yetiştirmek
istiyorsak,başkalarını diliyle değil, kendi dilimizle ve kültürümüzle
yetiştirmeliyiz. Çünkü kendi kültürünü dışlayan bir toplum,varlık nedenini
bilmiyor demektir.
Her insan dünyayı en sağlıklı biçimde
ancak kendi diliyle algılayabilir ve anlatmak istediğini de en güzel kendi
diliyle anlatabilir.
Türkçe’nin bilim dili olarak yetersiz
olduğu öne sürülmektedir. Eksik yanları vardır ve bu her dil için söz
konusudur. Ayrıca çeşitli bilim teknik ve edebiyet eserlerinin Türkçe’ye
tercüme edilmesi de Türkçe’nin önemli bir dil olduğu gösterir.
Dil eğitiminin temel amacı,kişilerin
düşünme ve iletişim becerilerinin geliştirilmesidir. Dil eğitiminde asıl
hedef,dört temel beceri olan dinleme,konuşma,kurma,yazma becerilerinin kitlelere
kazandırılması ve geliştirilmesidir.
Bir dilin gelişip zenginleşmesi,çağın
gelişmelerine ayak uydurabilmesi için sözcük ve terim üretimi de çok önem
taşımaktadır.
Türk dil kurumunun yabancı sözcüklere karşılık
bulma çabaları çok olumlu çabalardır. Bu adımlardan geri dönülmemeli,yazılı ve
sözlü basın-yayın organlarının desteği alınmalıdır. Aksitakdirde yabancı sözcükler Türkçe’ye hızla
dolmaya devam edecek, dilimiz gelişip zenginleşemeyecek ve yabancı dillerin
boyundurluğundan kurtulamayacaktır.
Türkçemizin bağımsız bir dil olarak
yaşamasını, gelişip zenginleşmesini istiyorsak, üretelim, türetelim, yaratalım
ve Türkçe karşılıklar bulmaya çalışalım.
Sonuç olarak,Türkçemizin bağımsız bir dil
olarak yaşaması,varlığını sürdürebilmesi için ana dili konusunda bireysel ve
toplumsal duyarlılık kaçınılmazdır.
Dilimize karşı her türlü özensizliği ve
yanlış kullanımları alışkanlık haline getirmekten kaçınmak,yabancı dil
hayranlığı ile yabancı sözcük etkisinden kurtulmak,yabancı dil öğretimiyle
yabancı dilde eğitimi kesinlikle birbirine karıştırmamak,Türkçe’nin bilim dili
olmadığı görüşüne karşı çıkmak,sözcük ve terim üretimine hız vermek, nitelikli
ve yeterli sayıda öğretmen yetiştirmek,Türkçemizin varlığını sürdürebilmesi
için büyük önem taşımaktadır.
Türkçenin bağımsız bir dil olarak
yaşaması,gelişip zenginleşmesi için şunlar önerilebilir:
Özellikle aydın kesim,yabancı dil
hayranlığı ile yabancı sözcük düşkünlüğünden kurtarılmalıdır. Dil bilinci
konusunda herkese görev düşer. Fakat en çok sorumluluk,eğitim
kurumlarına,yazılı sözlü ve görüntülü kitle iletişim araçlarına,sanatçılara
yazarlara ve aydın kesime düşmektedir. Bütün öğretim basamaklarında Türkçe
eğitimin yeterince etkili,verimli yapılabilmesi için gerekli duyarlılık ve özen
gösterilmelidir.
Bir ülkenin kültürü ve dili tek başına
ele alınamaz. Dil ülkenin sosyal, ekonomik,kültürel ve teknolojik yapısı ve
özellikleriyle iç içedir ve onlardan ayrı düşünülemez. Eğer bir malı veya aracı
kendimiz üretmiyor dışarıdan alıyorsak,sadece onu değil,onun adını ve onunla
ilgili terimleri de almak zorundayız demektir.
Gelişmiş ülkelerde ana dil öğretimine çok
önem verilir. Çünkü ana dili ve kişilik gelişimi arasında çok büyük bir
yakınlık vardır. Ülkemizde Türkçe’yi daha sağlıklı ve başarılı öğrenmek için
okuma sevgisinin küçük yaşlarda aşılanması gerekir. Ülkemizde hazırlanan Türkçe
kitaplarında konular genellikle kuru anlatımlıdır. Oysa gelişmiş ülkelerde ana
dil öğreten kitaplarda önce okuma zevkini geliştirecek metinlere yer
verilmektedir.
Türkçe öğretimindeki sorunlardan biri de
öğretmen yetiştirilmesi sorunudur. Üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı
Bölümünde öğrencilere yeterli kitap okutulamamaktadır. Kitap okumadan yetişen
öğretmenler öğrencilerine de kitap okuma alışkanlığı kazandıramamaktadır. Değişik
kitaplar okuyarak düşüncelerini geliştiremeyen öğrenciler,düşünemeyen bir
toplum oluşturmaktadır.
İngilizce son yıllarda dünyanın en zengin
ve yaygın dili olmuştur. Türkçe’nin de en az İngilizce kadar zengin ve yaygın
bir dil olmaması için herhangi bir neden yoktur. Çünkü Türkçe sınırsız sözcük
türetim imkanlarına sahip güzel bir dildir. Gerekli olan tek şey,bu dilin bilinçle
işlenmesidir. Türkçe’yi dünyanın en zengin dillerinden biri yapabilmek için iki
yol izlenmelidir. Bunlardan biri dil gümrüğünün konması,diğeri de sözcük
bankasının oluşturulmasıdır. Dil gümrüğü uygulamasına göre,yeni bir buluş
yapıldığı zaman,gecikmeye fırsat vermeden bu kavrama uygun yeni bir sözcük
türetilmesidir.
Ekonomi ve teknoloji başta olmak üzere
her alanda üretmeden tüketime karşı çıkmak ulusal bir görev ve sorumluluktur.
Çünkü üretimi bir yana bırakarak sadece tüketim toplumu olmakla hiçbir yere
varılmaz. Bu şekilde olupta tarihten silinen toplum ve ülke sayısı az değild
Dilimizin Geleceği
Dil bir toplumu toplum yapan
unsurların en önemlisidir. Dilimizi bileni bizden, bilmeyeni yabancı sayarız.
İnsanlar arasındaki ilişkiler dil ile kurulur, yürütülür, gelişir, kimi zaman
...
Cahit Zarifoğlu
1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının
memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı.
Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakülte...
ANLATIM BOZUKLUKLARI
Anlatımın yazılı ve
sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasında kullanılan
dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili
olması i...
ANLATIM BİÇİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ Anlatım, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme, bir
şey anlatma işidir. Bu söyleme ve anlatma gelişi güzel olmaz. Anlatımı
yönlendiren, biçimlendiren yazarın amacıdırBir yazar, acaba söz veya...
5 HECECİLER Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy) 1891-1971; Enis Behiç (Koryürek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] İkinci meşrutiy...
19. Yüzyıldan Günümüze Türk Şiiri TANZİMAT
Tanzimat; düzenlemeler, yeğlemeler,ıslahat anlamına gelir,
"tanzim"sözcüğünün çoğuludur. Tanzim ise Arapça "nazm"dan gelir. Sıraya
koyma, dizme, sıralama, ıslah etme, ...
KEÇECİZADE İZZET MOLLA Mevlevi tarikatına bağlı , derviş ruhlu, olgun bir insan olan Izzet
Molla, nüktedan bir şairdir.Dürüst tabiatlı, kendisine yapılan
iyilikleri unutmayan bir insan olduğundan , çok iyilik ve iltifatla...
DEVİR ÖZELLİKLERİ
İSLÂMİYET ÖNCESİ TÜRK EDEBİYATI
GEÇİŞ DÖNEMİ
HALK EDEBİYATI
A) İSLÂMİYET ÖNCESİ TÜRK EDEBİYATI
Türkler, yerleşik hayata geçmeden ön...
HÜSNÜ TALİL SANATI
Herhangi gerçek bir olayın meydana gelişini, hayâli ve
güzel bir sebebe bağlama sanatıdır. Bu sanat daha çok anlatıma güzellik ve
zerâfet vermek için yapılır. (1)...
MECAZ SANATI
Bütün lisanlarda her kelimenin ifade ettiği bir mana
vardır.Kelime söylendiğinde ilk akla gelen bu manaya hakiki mana denilmektedir.
Kelimelerin bu ilk manalarına dilin gelişimi içeri...
DESTAN DESTAN
Destan veya asıl söylenişiyle dastan Farsça'dan alınmış bir
kelimedir. Sözlüklerde, ansiklopedilerde ve çeşitli kaynaklarda bir
birine yakın anlamda tanımlanmaktadır. Bu tanımlardan bazıları...
Yaratımsız Dönem Ve İkinci Yeni 1950’lerde toplumsal yapıda
kimi değişimlerin
belirginleştiği görülür. II. Dünya Savaşı, tek parti yönetiminin baskısı,
toplumsal gelişimindeki dengesizlik sınıfsal
çatışmayı körüklemiş, çok...
İkilemelerin Genel Özellikleri Dilimizdeki ikilemelerin
hiçbir dilde görülmeyen derecede zengin olduğu tartışmasız bir gerçektir.
İkilemeyi
kuran sözcüklerin genel özelliklerinin başında ses benzerliği, dana doğrusu ses
uyumu, ...
KELİME
KELİME
Türkçe
kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre
sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir.
Anlamlar...
DİĞER KELİME ÇEŞİTLERİ
DİĞER
KELİME ÇEŞİTLERİ
Edatlar: kendi başlarına
anlamı olmayan, ancak cümlede beraber kullanıldığı kelimeler arasında ilgi
kuran kelimelere EDAT denir.
...
NOKTA ( . )
NOKTA (
. )
Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur.
Kaçmayı namusuna yediremiyordu.
Kısaltmalardan Sonra konur.
Prof. Dr. bkz. vb. Bn. P.T.T, T.B.M.M. ... (Not: Son yıllarda
kısal...
İSİMLER
İSİMLER
İSİM: Canlı ve cansız
varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelimelere İSİM
denir
İsimler cins isim ve özel isim olmak üzere ikiye ayrılır.
...
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER
YAPILARI
BAKIMINDAN KELİMELER
1. Basit Kelimeler:
Kelime kökü ek alsa bile anlamca bir değişikliğe uğramamışsa, bu tip kelimelere
BASİT KELİMELER denir. Genellikle kök halindeki (bazen gövd...
NOKTALI VİRGÜL ( ; )
NOKTALI
VİRGÜL ( ; )
Birbirine bağlı, fakat her biri kendi içinde bağımsız
cümleleri ayırmada:
At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.
İki cümle birbirine ve, ama, fakat, çün...
CÜMLE
CÜMLE
Cümle: Maksadımızı tam
olarak anlatan söz dizilerine CÜMLE diyoruz.
Cümle özellikleri:
Cümleye büyük harfle başlanır.
Cümlelerin sonuna nokta, soru işareti veya ünlem
işa...
YAZIM KURALLARINA GİRİŞ Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek,
okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını
sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ...
İNCELTME VE UZATMA İŞARETLERRİNİN YAZILIŞI Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu
işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece
"g, k, l" ünsüzleri için; uzat...
EDATLARIN YAZILIŞI Edat ve bağlaç olarak kullanılır.
Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur.
Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir, ondan ayrı da...
Bitişik yazılan "ile"...
ÜNLÜ UYUMUNA AYKIRI EKLERİN YAZILIŞI --yor (şimdiki zaman eki): Sadece -yor şeklinde yazılır, ünlü uyumlarına
aykırıdır.
geliyor, biliyor, istiyor, gizliyor...
--ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. Sadece -ken şekl...