Çocuk kitapları, okuyucu zümrelerinin özelliğine göre
biçim açısından farklılıklar gösterir. Çocuk edebiyatı eserleri de, çocuğun yaş
ve seviyesine göre değişik boy ve ebatlarda olabilir. Çocuk kitapları
dikdörtgen, kare veya minyatür şekillerinde olup, içindeki resimler renkli veya
siyah beyaz dır. Bazıları ise fotoğraftır. Bu kitaplar okul öncesi çocukların
odalarında, okul çocuklarının çantalarında taşıyabilecekleri boy ve ebatlar düşünülerek
hazırlanmaktadır. Kitapların resimlenmesi, resimlerin sayfalarda yer alış
biçimi, boyanma teknikleri, çizgi ve resimden fotoğrafa geçiş tamamen eğitim
bilimlerinin ve algılama tekniklerinin getirdiği unsurlara dayanır.
İşte bu farklılıkların her birinin çocukların yaş
düzeyleri ile doğrudan ilgili olduğu görülmüştür. Bir örnek vermek gerekirse,
okul öncesi çocuklarının resim yapma ve algılamaları tamamen farklı bir biçimde
gelişmekte ve yaş düzeylerine göre değişmektedir. Bu çağdaki çocukların, sulu
boya ile yapılmış veya ana çizgileri belirlenmemiş resimleri tam olarak
kavrayamadıkları anlaşılmaktadır.
Yine okul öncesi çocuklarının hangi yaştan itibaren
sesleri ve biçimleri kavrayabildikleri bilim adamları tarafından
araştırılmaktadır. Genel olarak çocukların 18. aydan itibaren, anne ve babası
tarafından bilinçli olarak yönlendirildiği takdirde, kitabın okunmak için
hazırlanmış bir araç olduğunu fark ettiği ve sayfalarını çevirme, kitabı
inceleme bilincine ulaştığı görülmektedir.
Yapılan çalışmalar, bizde sanat ve estetikle ilgili
bilgilerin sadece bu alanlara ait becerileri geliştirdiği yolundaki yanlış
kanıları düzeltmiştir. Bu konuda 1990’lı yılların ortalarında yapılan bir
araştırmada; yeni doğan on dokuz çocuğa verilen klasik müzik ve ses dersleri
sonucunda, klasik müzik eğitimi almış olan bebeklerin almayanlara göre daha yüksek olduğu ortaya
çıkmıştır. Amanya’da Konstanz Üniversitesin de yapılan bu araştırmada yine bu
çocukların geometrik şekilleri diğerlerine göre daha kolay kavradıkları anlaşılmaktadır.
Ayrıca çağımızın en önemli niteliklerinden biri olan yaratıcı
düşün menin gelişmesinde de sanat ve estetiğe ait ilgi ve becerilerin
geliştirilmesinin büyük bir rolü olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla kitapların
biçim, renk, desen ve çizimlerinin de çocuğun gelişiminde büyük rol oynadığını
söyleye biliriz. Bu yüzden, yazılan çocuk kitapları biçim bakımından iyi
düzenlenmelidir
Okul öncesi çocuklar üzerinde yapılan çalışmalar
arasında en ilginçlerinden biri Gordon Wells’in dokuz yıl boyunca otuz iki
çocuk üzerinde yaptığı çalışmadır. Bu çalışma sonucunda çocuğa verilen edebiyat
zevkinin, çocuğun eğitiminde olumlu etki yarattığı ortaya konulmuştur.
Özellikle dinleme yoluyla öğrenilen öykülerin çocuğun gelişiminde olumlu
etkileri olduğu görülmüştü
Çocuğun dinleme becerisinin anne karnında henüz yedi
aylıkken başladığı ve anneyle iş birliği içinde hamilelik süresince verilen
eğitim sonucu doğan çocuklar eğitim almayan annelerin çocuklarına göre
zekaişlevselliği bakımından altı ay
daha ileri oldukları ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine yedi aylıktan başlayarak
anne karnındaki çocuğa müzik, ritm, kokulu yiyeceklerden tad alma; anneye de
çocukla konuşma eğitimi verilmektedir. Bu konuda çocuk psikiyatrı Dr. Müjen İlnem
şu açıklamayı yapmaktır.
“Ana rahminde eğitim almış çocuklar ile almayanlar
arasında altı aylık bir zeka farkı oluşuyor. Eğitim için doğru müziği seçmek
gerek. Brahms dinletilen prematüre çocukların daha çabuk geliştikleri
biliniyor. Ama çok fazla müzik dinletmek de çocuğu içe kapanık yapabilir.”
Bu ön bilgilerden sonra çocuğun yaş grubuna göre
hazırlanan kitapların biçim bakımından özelliklerini şöyle sıralayabiliriz.
Tanıma ve Algılama Kitapları (Bebeğin ilk Kitabı): Bu
kitaplar be bekler için dinlemek ve resimlere bakmak için hazırlanmakta Daha
önce de temas ettiğimiz gibi 1,5 yılını dolduran çocuklarda ilginin g
sağlandığı zaman, kitap kavramı gelişmektedir. 18 aylıktan itibaren çocuğun
zemini tek renk olan ve her gün gördüğü eşyaların resimlerinin bulunduğu
kitaplara ilgi gösterdiği; karmaşık olmayan,.ba5it açık olay ve hareketleri anlayabildiği
görülmektedir.
Bu çağ çocuklarına hazırlanmış kitaplarda, çocuğun
her gün gördüğü eşyanın çizimi, çocuğun bu eşyayla ilgili hareketlerinden birinin
canlandırılması ve bu eşyanın adının kitabın bir köşesine yazılması sonucu,
kitabı inceleyen çocuğun kelime bilgi- sinin erken geliştiği ortaya çıkmıştır.
Böylece çocuk, canlandırma, resimleme, kodlama ve dinleme yoluyla söz dağarcığını
geliştirebilmektedir.
Bu konuda Amerika’da yapılan ve Bebeğin İlk Kitabı
adını taşıyan çalışmalar bulunmaktadır. Bu kitaplarda kolayca tanımaya yönelik,
arka fonu olmayan çizimlerle hazırlanmış çalışmaların, net fotoğraflanmış,
çorap, kap, ayakkabı gibi eşyaların adlarının kavranmasında yardımcı olduğu
görülmektedir.
Bu yaş çocukları için hazırlanan başlıca kitaplar
şunlardır: Bill Gillham’in İlk Kelime Resimli Kitabı, Helen Oxenbury’nin Bebek
Tablo Kitabı ve Garth Williams, Tana Hoban isimli eğitimcilerin hazırladıkları kitaplar
bulunmaktadır. Ülkemizde çocuk edebiyatının bir plan içinde sistematik olarak
ele alınıp değerlendirilmemesi sonuçu, bu tarz teknik kitaplara
rastlanmamaktadır Bazı ticari yayın evlerinin yabancı dillerden uyarla yatak
yayınladıkları kitaplar ve çok özel nitelikli çocuk kreşlerinin çalışmaları
bunun dışındadır. Yukarıdaki eğitimci ve çizerlerin isimlerini vermemizin
sebebi, bu konuda çalışma yapacaklara yardımcı olmaktır.
2.Özel Nitelikli Kitaplar: (Participation
Books) Bu kitaplar, dört yaşına kadar olan çocuklar için geliştirilen etkinlik
kitaplarıdır. Çocuğun bütün duyu organlarını kullanabilmesine yönelik, bazen
kabartma resimlerle yapılmış veya üç boyutlu tasarımlar olarak hazırlanmış
kitaplardır. Bu kitaplarda çocuğa sorular sorulmakta, çocuk da o sorunun
karşılığını kitabın sayfalarınıkarıştırarak
bulmaktadır. Bu kitaplarda birçok yeni teknik kullanılabilmekte, özellikle
eğlen oyunlar kullanılarak, çocuğun bilgi ve becerisi geliştirilmektedir.
3. Tekerleme
ve Yuva Şarkısı Kitapları: Çocukların çok severek söyle dikleri çocuk
şarkıları ve tekerlemelerin resimlerle canlandırılmasıdır. Bu resimlere
bakarken, çocuklara tekerlemeler veya şarkının müziği dinletilmekte, böylece
Çocuğun dinleme becerisi geliştirilmektedir. Bu kitaplar, estetik boyutu çok
yüksek çocuk edebiyatı ürünleriyle resim sanatının iç içe girdiği
çalışmalardır. Çocuğun dört yaşına kadar bu kitaplarla eğitilmesi, konuşma ve
dinleme becerisinin gelişmesine büyük katkılar sağlamaktadır.
4. Resimli
Ninni Kitapları: Çoğunlukla tekerlemeler biçiminde olan ninniler, erken
çocukluk çağındaki çocuğun eğitimde çok önemli rol oyna maktadır.
Tekerlemelerde anlam bütünlüğü ikinci dereceden öneme sahipken, ninnilerde
anlam ön plana çıkmaktadır. Dolayısıyla birbirinin devamı olma özelliğini
taşırlar. Bu yüzden halk arasından derlenmiş tanınmış ninnilerin resimlerle
canlandırılması çocukların gelişiminde oldukça etkilidir. Ninnilerin bir başka
önemi, çocuklarla duygusal yakınlık kurarak, dil becerilerini ve algılama
gücünü geliştirmesidir. Çocuk yuvalarında ve aile içi eğitimde kullanılan çocuk
edebiyatı metinleri arasında. ninniler özel bir yere sahiptir.
5. ABC
Kitapları: (Alfabenin tanıtıldığı kitaplardır.) Bu kitaplar,.artık çocuğun
yavaş yavaş alfabe bilgisini kazandığı çalışmalardır. Kitaplarda her harf bir
hayvan resmi veya çocuğun en çok gördüğü, kullandığı eşya resmi ile
ilişkilendirilerek çizilmeli ve üzerinde konuşulabilecek bir canlandırma ile çocuğa
verilmelidir. Yukarıda anlattığımız diğer çalışmalarda olduğu gibi bu çalışmada
da arka plan resimlenmemeli, düz bir zemin üzerinde canlandırmalar
yapılmalıdır. Düzey itibarıyla arka fon son derece sade ve yalın olmalı, amacı
dışında detaya yer verilmemelidir.
Bir ABC kitabı
dört tipte yapılabilir:
1.
Kelime-resim formatında yapılanlar,
2. Basit
anlatım tarzında yapılanlar,
3. Bulmaca
ve oyun tarzında yapılanlar;
4. Ana
temalara dayananlar.
Bu dört teknikle de hazırlanan çalışmalarda, yazar ve
çizimi yapan sanatçı arasında kurulacak başarılı ilişki sonucunda arka plan,
beyaz bir zemin olabileceği gibi mat, sarı, mavi, yeşil ve kırmızı renkler de olabilir.
Bazı eğitimciler bu çalışmaları iki yaş grubuna kadar indirmektedirler. Çocuk
edebiyatı uzmanları, çocuğun alfabe bilgisinin beyinde önceden algılanıp tanınmasının,
çocuğun ilerde alacağı okuma ve yazma eğitimine olumlu katkıda bulunacağını düşünmektedirler.
Alfabenin resimlerle ilgilendirilerek öğretilmesi, tarihi çok eskilere kadar
giden bir yöntemdir.
6. Sayı
Kitapları: Çocukların sayı bilgilerinin gelişmesi ve yönlendirilmesine
dayalı bir eğitim aracı olarak düşünülmektedir. Gerçekte çocukların sayılan
çevrelerindeki oyuncaklar veya model eşyalarla öğrenmeleri daha doğrudur. Ancak
bu tarz kitaplar genelde çocukların sayı bilgilerinin gelişmesine yardımcı çalışmalar
olarak hazırlanmaktadır. Sayı kitapları da üç şekilde hazırlanabilir:
1. Canlandırılan
resimlerle veya oyunlarla birebir yorumlamaya dayalı çalışmalar,
2. Basit
matematik kavramların öğretilmesine yönelik çalışmalar,
3. Sayılar
üzerine geliştirilmiş öyküler ve bulmacalar yoluyla hazırlanan kitaplar.
7. Kavram
Kitapları: Bir eşyanın, varlığın veya durumun çocuklar tarafın dan tanımlanmasına
sınıflandırılmasına adlandırılmasına özetlenmesine veya yönelik karmaşık
becerilerin kazandırılması için planlanan kitaplardır Kavram kitapları çocuğun
ilk başvuru kitaplarıdır Bu kitaplarla çocukların kelime anlama becerileri söz
dağarcı gelişir. Çocukların dil ve algıla becerilerinin gelişmesi için çok gere
kitaplar arasındadır
Bu kitaplar, aynı adla anılan eşya, hayvan veya
varlıklar arasındaki farkı görebilme ve ayırabilme becerisinin geliştirilmesine
yönelik Örneğin, köpek kelimesinin
sözlük tanımı dışında, bu ad altında farklı cins ve görünüşte birçok köpek
türleri arasındaki cins ve görünüş farklılıklarını birbirinden ayırarak
tanıyabilme becerisinin geliştirilmesi, kavram kitaplarıyla yapılmaktadır.
Çocukların çevrelerinde gördükleri, birlikte
yaşadıkları veya kullandıkları şeylerin temel özelliklerine göre
sınıflandırılmasına yardımcı olurlar. Aslında ABC ve sayı kitapları da kavram
kitapları sınıfında algılanmalıdır. Çünkü onlar da renk ve formların ayrımı ve
sınıflandırılmasına yardımcı olmaktadırlar.
8. Resimli
Kitaplar: Bir diğer adıyla sözsüz kitap; yani içinde sadece resim bulunan
kitaplardır. Özellikle günümüzde televizyon izlemeye alışmış çocukların
eğitiminde kullanılan son derece popüler kitaplar olduğunu söyleyebiliriz. Bu
kitaplar okumaya başlamada ve okuma becerisini geliştirmede çok büyük yararlar
sağlamaktadır. Çocuğun soldan sağa doğru sayfaları çevirmesi, sayfa içindeki
olayları anlatan birbirine bağlı figürleri soldan sağa doğru izlemesi okuma
becerisine hazırlık bakımından büyük önem taşımaktadır.
Resimli kitaplar aynı zamanda çocukların dil kullanımında
cesaretlerini artıracak, sözcük dağarcığını geliştirecek önemli bir
yardımcıdır. Çocuğun bildiği kelime ve figürlerden bilmediklerini çağrışım ve
karşılaştırma yoluyla tamamlamasına da katkıda bulunmaktadır.
Bu kitaplarda, hayvan ve insan hareketlerine bağlı
olarak çocuğa, olayları başlangıcı ve sonuçlarını yerli yerine koyarak anlama
becerisi de öğretilmektedir. Bir olayı canlandıran resimlerin zaman zaman
yerleri değiştirilerek çocuğa öykü bütünlüğü içerisinde bu resimleri doğru
yerlere koyması çalışması yaptırılmaktadır. Böylece, henüz mantıkla
ilgilendirme becerisi gelişmemiş bu çağ çocuklarının gördükleri nesne ve
olayları birbirine bağlama becerisi ile mantıksal ilgi kurma yeteneği
gelişmektedir.
9. Okul Öncesi
Kitapları: 3-5 yaş grubu çocuklar için düzenlenmiş, küçük ve parlak
resimli, ailelerin ilgi ve yardımı ile çocukların inceleyeceği kitaplardır. Bu
kitaplar yuva ve anaokullarında da kullanılabilecek yardımcı kitaplar olarak
düşünülebilir. Bu çağ, çocukların genel gelişim süreçler’ içinde artık fiziksel
becerilerinin farkına vardıkları bir dönemdir. Kendilerine ait dolapları ve
eşyayı sıralayacakları yerleri bilebilme, ayırabilme özelliklerine sahiptirler.
Hazırlanan kitaplar genellikle bu becerileri geliştirmeye yönelik olmalıdır.
10. Okumaya
Başlangıç Kitapları: Öğrenme okuma ile başlar. Çocukların sistemli bir
biçimde aldıkları eğitim onların kolayca okumaya geç melerini ve hızla
ilerlemelerini sağlar. Bu aşamadan itibaren çocuğa attık, okuduklarını ve
öğrendiklerini pekiştirmesine yardımcı olacak bilgininhaftalık dönemler halinde verilmesi gerekir.
Çocukların öğrenmelerine yardımcı olacak soru ve
karşılığını alacağı kitapların yanında, çocukların sözcük dağarcıklarını
sürekli geliştirecek kitapların hazırlanması okumaya başlangıç kitapları
dönemidir.
Bunun için de dört yaşından on altı yaşına kadar 12
yıllık bir okuma stratejisi geliştirilmiştir. Dört yaşındaki çocuğun söz
dağarcığındaki kelime sayısı belirlenmiş ve bunların 12 yıl içerisinde belirli
bir zenginliğe ulaşması için yardımcı okuma kitapları hazırlanmıştır. Özellikle
okumaya başlangıç kitapları, temel eğitim birinci basamakta üçüncü sınıfa kadar
çok büyük bir önem taşımaktadır. Kitapların sayfa düzenlen, resimlerin
kullanılışı, yazıların boyutu, içindeki öykülerin pedagojik düzeyi son derece
titiz ve uzun bir çalışma sonucu hazırlanmalıdır. Ayrıca, öykülerin
içerisindeki kelime sayısı, kitapların sayfa sayısı, kağıt kalitesi, kitapların
dayanıklılığı ciddi bir ekip çalışması sonucu belirlenmesi gereken
özelliklerdir. Çocuklar, söz dağarcığı düzeyine göre okumaya başladıktan sonra,
ders ve okul dışında iki veya üç kitabı bir hafta içerisinde okumalı ve öğretmen
tarafından bu okuma disiplini dokuz yaşına kadar titizlikle sürdürülmelidir
Okumaya başlangıç kitaplarından sonra hazırlanacak çocuk edebiyatı metin]eri ve
bu metinlerin düzeyleri tür bilgileri içerisinde verilecektir.
III.
BÖLÜM
ÇOCUK
KİTAPLARINDA BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER
A. İÇ YAPI ÖZELLİKLERİ
1. Ana Fikir (Tema)
Her edebi eser, muhataplarına bir
mesaj verir. Sanatçı, duygu vedüşüncelerini paylaşmak üzere onu kendine has ifade biçimiyle ortaya
koyar. Bu ortaya koyuş çeşitli şekillerde olabilir. Verilen mesajın tam olarak
algılanabilmesi için;
1- Veren
taraf duygu ve düşüncesini tam ve doğru olarak ortaya koymalı
2- Alan
taraf da verilen duygu ve düşünceyi tam ve doğru olarak almalıdır.
İşte yazılı ve sözlü eserlerde iletilmek istenen
temel duygu ve düşünceye ana fikir denir.
Ana fikir, bir eserin varoluş
sebebidir. Bu yüzden eserin tamamında geçerlidir. Sanatçının her kelimesi ana
fikrin ifadesinde az veya çok bir görev üstlenmiştir. Eserin tamamını
kapsamayan ifadeler ana fikir olamaz.
Ana fikir, eserlerde gizli veya
açıkça bulunabilir. Daha çok dolaylı anlatıma sahip duygu yoğunluklu roman,
hikaye, şiir, tiyatro gibi eserlerde gizli olabilir. Araştırma yazıları,
bilimsel eserler, düşünce ağırlıklı gazete ve dergi yazıları gibi eserlerde ana
fikir açıkça ortaya konabilir
Duygu yoğunluklu eserlerde ana
fikir daha çok ana duygu, tema, ana tema gibi kelimeler ile ifade edilir. Tema
kelimesi, genel literatürde daha çok konu anlamında kullanılır. Ancak ana fikir
ve ana duygu anlamında kullanılması da yanlış değildir.
Ana fikrin yanında genellikle
birkaç paragraftan daha uzun yazılarda bulunan ve ana fikri destekleyici
mahiyetteki fikirlere de yardımcı fikir denir. İyi bir yazar yan fikir ustaca
kullanarak ana fikrin kavranmasını kolaylaştırır. İyi bir okuyucu da
paragraflardaki yardımcı fikirleri kolayca görüp yazarın mantık zincirini takip
ederek ana fikri rahatça kavrar.
Çocuk edebiyatının asıl
amaçlarından biri olan eğiticiliğin, işlenilen temaya bağlı olduğu göz önünde
bulundurulacak olursa, ana fikrin önemi daha iyi anlaşılır. Bu yüzden seçilen
temalar, evrensel ahlaki doğruları kazandıracak, çocuğun kişiliğini ve
kimliğini geliştirerek onun toplum içinde saygın ve başarılı bir yere sahip
olmasını sağlayacak özelliğe sahip olmalıdır. Yazar, bunun dışında çocukları
kendi düşünceleri ve bakış açılan doğrultusunda yönlendirecek ve çocukların ruh
dünyalarında olumsuz etki yapacak konuların seçilmemesi konusunda özenli
davranmalıdır. Burada anlatacağımız iç yapı özellikleriyle ilgili bilgiler genel
değerlendirmeler olarak çocuk edebiyatının bütün türlerini içine almaktadır. Bu
yüzden farklı çocuk edebi yatı türlerinde bulunan farklı iç yapı özelliklerini,
daha ayrıntılı bir biçimde türlerle ilgili yaptığımız çalışma ve verdiğimiz
örneklerin incelenmesinde ortaya koyacağız.
2. Belli Temel Kavram ve Değerler
Aile, doğa, iyi ve güzel değerler
gibi temel kavramlar çocuk kitaplarını zenginleştirmek için vazgeçilmez temel
unsurlardır. Yazarlar bu temel kavramlar doğrultusunda eserlerini ele almalı ve
işlemelidirler. Bu temel değerler, çocuğun dünya görüşünü zenginleştirmesi
bakımından da oldukça önemlidir. Her toplumun ortak kültür değerleri vardır. Bu
değerler çocukların şuur altına yerleşerek onlara olumlu davranışlar
kazandıracak biçimde düzenlenmelidir. Bunu yaparken dikkatli bir yöntem
kullanılmalıdır. Temanın iyi yerleştirilmesi için çocuk kitabı yazarlarının
çocuk psikologlarıyla iş birliği içinde olmaları gerekir. Bilindiği gibi bu
kavramlar soyut değerlerdir. Bu soyut değerlerin çocuklar tarafından doğru
algılanması için, bazı özel tekniklerin kullanılmasına ihtiyaç vardır
3. Konular
Çocuk kitaplarının konuları
çocuğun güncel hayatı ile doğrudan ilgili olmalı ve gerçeğe uygun düşmelidir.
Bir yazar ele aldığı konuyu işlerken şu hususları göz
önünde bulundurmalıdır:
a. Çocukların ilgilerini, beğenilerini, okuma eğilimlerini tespit
ederek, konularını bu tespit etrafında işlemelidirler. Bu yüzden çocuk
kitaplarında tema ile konu arasındaki ilişki çok güçlü olmalıdır.
b. Çocuk kitaplarında konuların ele alınışında onların güvenlerini
artırıcı, geleceğe ümitle bakmalarını sağlayıcı, insan ve tabiat sevgisi gibi
değerleri pekiştirici inançlara yer verilmelidir.
c. Çocuk kitaplarında, milli değerlere önem verilmeli, onların
demokratik anlayışa ve saygın bir kişiliğe sahip olmasına özen gösterilmelidir.
Seçilen temalarda onları eğlendirip dinlendirirken yeni duygu ve düşüncelerin
kazandırılması da ihmal edilmemelidir
4. Kahramanlar
ve Yardımcı Kahramanlar
Çocuk hangi yaş grubunda olursa
olsun, okuduğu kitapların kahramanlarıyla özdeşleşir. Yazar bunu bilmek,
kahramanlarını seçerken de bu özdeşleşme yönünü sürekli göz önünde bulundurmak
zorundadır. Çocuk kitaplarında gereğinden fazla kahraman bulunmamalı, diğer
kahramanlar bir ana kahraman çevresinde açık tanımlarla ilgilendirilerek
anlatılmalıdır. Çünkü çocuk karmaşık yapıları anlayabilecek, karmaşık
ilişkileri yorumlayacak düzeyde değildir. Masal ye masal türü kitaplarda
kahramanların özellikleri farklı bir teknikle sunulmalıdır. Bu özelliklerle
ilgili detaylı bilgiyi masal bölümümüzde bulacaksınız.
5. Plan
Plan; konu, kahraman ve temanın
belirli bir düzen içinde çocuk kitabına yerleştirilmesidir. Bu yerleştirme,
edebi türlere bağlı olarak birbirinden farklılıklar gösterir. Gezi, biyografi,
gerçekçi çocuk öykülerindeki planlarla, masallardaki planlar birbirine
benzemez. Çocuk kitaplarının planı, ana fikir, konu ve kahramanları çok iyi bir
şekilde sunacak tarzda oluşturulmalıdır. Tutarlılığa dikkat edilmeli, tema ile
konu arasındaki bütünlük sağlanmalı, anlatılan olaylar sürekli çocuğun ilgisini
canlı tutacak biçimde yerleştirilmeli, gereksiz ayrıntılardan kaçınılmalı,
ölçülü, rahat bir anlatım tercih edilmelidir.
6. Anlatım
Çocuk edebiyatını yetişkin
edebiyatından ayıran belki de en önemli özellik, anlatımın hedef kitlenin
anlayacağı biçimde sunulmasıdır. Çocuk kitaplarında anlatımın sadeliğine dikkat
edilmeli; gereksiz ve bayağı sözcükler yer almamalı, duruluk, akıcılık, açıklık
gibi unsurlar göz önünde bulundurulmalıdır. Bunlar çocuk kitaplarının ele
aldığı konu, olay, yer ve kahramanların anlatım açısından daha etkili ve
anlaşılır olmasını sağlayacaktır. Bu yüzden çocuk kitaplarında yüklü ve yoğun
bir anlatımdan kaçınılmalıdır. Çocuğun günlük hayatında kullanmadığı kelimeler
yer almamalıdır. Her çocuk edebiyatı metninde çocuğun anlamını bilmediği ancak
cümle ve anlatım tekniğinden yararlanarak çağrışım yoluyla anlamlandırdığı
belirli sayıda bilinmeyen söze yer verilmelidir. Ayrıca çocuklar için
bilinmeyen kelimelerle ilgili bir sözlük, kitabın arkasında yer almalıdır.
Böylece, çocuğun her okuduğu çocuk edebiyatı metininin sonunda söz dağarcığında
artış sağlanmış olacaktır.
Çocuk kitaplarında genellikle,
üçüncü kişi ağzıyla anlatım yapılması ilke olarak benimsenmiştir. Yapılan
araştırmalar göstermiştir ki, özellikle kafa sesi ile düşünceleri yansıtan
üçüncü kişi, anlatımı zorlaştırdığı, inandırıcılığını yitirdiği gibi çocukların
da hoşlarına gitmemektedir. Çünkü, bu kişinin diğer bir kişinin beyninden
geçenleri aynen okuyabilmesi mümkün değildir.
Birinci kişi ağzı ile yapılan
anlatımın daha samimi olduğu, karşısındaki ikinci bir kişi ile karşılıklı bir
sohbet içtenliği oluşturduğu görülmüştür. Bu çeşit duygu, düşünce ve sırlarını
paylaştığı izlenimi veren bu anlatım tekniğinin çocuklar tarafından daha çok
beğenildiği ve benimsendiği görülmektedir
Anlatımda farklı bakış açılarının
yer alması, çocuğun okuma zevkin artırdığı gibi, kendi bakış açısını
oluşturmasını da sağlamaktadır. Anne çocuk ilişkisini anlatan bir öyküde
çocuğun gözünden olayların değerlendirilmesi ve algılanması ile; annenin
gözünden algılanması ve değerlendirilmesi farklı sonuçlar doğurabilir. Böyle
durumlarda kimi zaman üçüncü tekil anlatımı zorunlu olmaktadır. Anlatımda
geriye dönüşler, olayları; birden yarıda bırakılarak bir başka olayın
anlatımına geçilmesi teknikleri televizyon ve film izleme alışkanlığı kazanmış
olan günümüz çocuklarının gerek algılama güçlerine, gerekse anlatım
becerilerine ilave ettikleri alış kanlıklar olarak çocuk kitaplarında
kullanılabilir.
Çocukları etkileyen ve sürükleyen
bir başka anlatım tekniği de mektup ve günlük tarzı anlatımdır. Yapılan
araştırmalarda bu türlerin gerçeğe çok yakın ve gerçek yaşayışın bir kesiti
olması nedeniyle daha ilginç benimsenir olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü bu tür
anlatımlarda bulunan samimi itiraf, çocuğun hem ilgisini çekmekte hem de eğitim
açısından ona ilginç gelmektedir
7. Kavramlar
Çocukların anlamakta güçlük
çektiği konulardan biri de kavramlardır. Yaptığımız her iş veya düşüncenin
adlandırılması kavram yoluyla olduğu göre, kavramlar olmaksızın düşüncemizi
sağlıklı bir anlaşma platformun gerçekleştirmemiz ve sunmamız mümkün değildir.
Biçim açısından çocuk kitapları
hazırlanışları bölümünde “kavram kitapları”nın ayrı bir teknikle yazıldığını
göstermiştik. Bunlar çocukların kavram algılama güçlerini artırmaya yöneliktir.
Ancak küçük yaşlardaki çocukların kavramlarla ilgili bilgisinin ve algılama
gücünün çok zayıf olduğu kabul edilerek, özel bir teknikle yazılmalıdır. Bu
konuda Jean Piaget yaptığı bir araştırmada 4-5 yaş arası çocuklarda hacim bilgisinin
henüz oluşmadığı, bununla ilgili bilgi ve kavramları, çocukların ne kadar
uğraşılırsa uğraşılsın anlayamayacağı deneylerle gösterilmektedir. Bu durumda
kavramlarla ilgili çalışmaların adeta özel bir algılama alanı gibi düşünülmesi
kaçınılmazdır. İyi seçilmiş bir anlatımda kavramlar, çağrışımlar yoluyla
verilmelidir. Çocuk kitaplarında mümkün olduğu kadar özne ve yüklemin tek
olmasına özen gösterilmelidir. Kitaplarda dil zenginliği ve bu zenginliğin
tanıdığı imkanlar ölçüsünde ana dili kullanma alışkanlığını geliştirici bir
anlatım tercih edilmelidir. Argo söyleyişler ile bol mecaz ve istiarelerden
kaçınılmalıdır. Çocukların kullanmakta güçlük çektiği edat ve bağlaçlar mümkün
olduğu kadar anlatımda yer almamalıdır.
Çocukların kitapları imla
kurallarına ve ana dili kaidelerine sıkı sıkıya bağlı olmalıdır. İleri yaşlarda
ana dilinin temel prensiplerinin sağlam yerleştirilmesi için bu şarttır.
B. ÇOCUK KİTAPLARININ
HAZIRLANMASINDA GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMASI GEREKEN EĞİTİM İLKELERİ
Öncelikle çocuk kitapları
okullardaki programları destekleyici olmalıdır. Çocuklara yönelik hazırlanan
eserlerin, eğitim sürecine katkı sağlayıcı nitelikte olması gerekmektedir.Çocuk
edebiyatı yazarlarının dikkat etmesi gereken bir diğer husus da, yazdıklarının
hangi yaş grubuna hitap ettiğini gözetmek ve yazdıklarının eğitim programları
ile uyumuna dikkat etmesidir.
Çocuk edebiyatı metinleri,
yaşanılan gerçeklerle ilgili olmalıdır. Kimi çocuk kitaplarında hayatın
gerçeklerinden oldukça uzaklaşıldığı, çocuksu olsun diye, hayali konulara aşırı
derecede yer verildiği gözlenmektedir. Çocuk edebiyatı metinlerinde verilen
hayal unsurları ve masalsı yapılar, mutlaka çocuğun yaşadığı çevrenin gerçeğine
uygun sonuçlarla bitirilmelidir. Çocuk, kendi yaşantısından yola çıkılarak
yazılmış olan eserlere daha büyük bir ilgi duymakta ve bu tür eserler, çocuklar
tarafından daha çok okunmaktadır.
Çocuk edebiyatı ürünleri duygu,
düşünce ve hayal gücünü geliştirici olmalıdır. Erken yaştan başlamak üzere,
çocukta duygu düşünce ve hayallerin gelişmesinde çocuk edebiyatı eserlerinin
büyük katkısı olduğu bilinmektedir. Çocuklar, kimi zaman hayali olaylar
oluşturmaktan ve bunları anlatmaktan büyük bir zevk duyarlar. Kimi zaman da, en
basit bilinen bir konuyu kavramakta büyük güçlük çekebilirler. Çocuk edebiyatı
eserleri, çocukların kavrama düzeylerini geliştirmenin yanında, kendilerinin de
okuduklarından, dinlediklerinden ve gözlediklerinden yola çıkarak duygu ve
düşüncelerini ifade etmelerini sağlamalıdır.
Kitaplar çocuklara, içinde
yaşadığı ülkeyi, dünyayı sevmeyi öğretmelidir. Yaşadığımız dünya, güzellikleri
ve zorlukları ile bir bütündür. Sürekli zorlukları hatırlatmak, dünya ile olan
bağımızı kopardığı gibi, yaşama sevincini de ortadan kaldırır. Bu yüzden çocuk
edebiyatı eserlerinde, yaşadığımız dünyayı sevmeyi, onun güzelliklerinden
yararlanmayı, eksik yönlerini tamamlamayı sağlayıcı duyguların kazandırılmasına
özen gösterilmelidir. Çocukların karamsarlıklar konusunda çok hassas olduğu
gerçeğinden yola çıkarak; onları umutlandırıcı, hayata bağlayıcı eserlerle yüz
yüze getirmek gerekir.
Yapılan çalışmalar, çocukta üretme
becerisini geliştirmelidir. Üretme duygusunun çok erken yaşlarda oluşmaya
başladığı gerçeğinden yola çıkarak; çocukların üretmelerinin, ürettiklerini
paylaşmalarını sağlamayı teşvik eden eserlerin yazılmasının önemi daha belirgin
bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Son yıllarda batılı bilim adamları, çocukların
bu yönünü geliştirici çalışmalara hız vererek, erken yaştan itibaren çocuğun
yeteneklerini tespit edip, onun bir an önce üretime katılımını sağlayıcı
etkinlikleri destekleyen eğitim çalışmalarını önermektedirler.
Eserler, çocuğun girişimci ve
katılımcı olmasını sağlamalıdır. Kendine güven duygusunu erken yaşta almış olan
bireylerin daha başarılı oldukları; güvensiz, kendi içine kapanık çocukların da
ileriki yaşlarda sorumluluktan kaçtıkları, başkalarının denetiminde ve
gözetiminde kalmayı tercih ettikleri gözlenmektedir. Bu yüzden çocuklara
yönelik eserlerde, onların girişimci ve katılımcı bir ruha sahip olmasını
sağlayıcı özelliklere yer verilmesi gerekir.
Çocuk edebiyatı metinleri, şiddet
öğelerini içermemelidir. Çocuklara yönelik eserlerde, şiddet öğesinin ne gibi
olumsuz sonuçlar doğurduğu, son yıllarda yapılan bilimsel eserlerle ortaya
konulmuştur. Buradan hareketle, şiddet içerikli konuların çocuk eserlerinde yer
almamasına özen gösterilmelidir.
Çocuklara yönelik yazılan
eserlerde estetik duyarlılık geliştirilmeli, çocuğun tercihlerini yaparken bu
duygusundan yararlanması sağlanmalıdır.Estetik duyarlılığın geliştirilmesinde
nesnel ve öznel değerlendirmelerin birbirinden farklı olduğu gerçeğinden yola
çıkarak, çocukların kendilerine özgü bir duyarlılığa sahip olmaları yönünde
çocuk edebiyatı eserlerinin katkısı sağlanmalıdır.
Eleştirmek, daima eksikleri ve
yanlışları söylemek bu hususlara dikkat etmek demek değildir. Eleştiri bir
yetenek işidir. Onun için erken yaştan başlamak üzere çocukta eleştirme
yeteneği geliştirilmelidir. Çocuk edebiyatı eserlerinde, zaman zaman
eleştirinin nasıl yapılması gerektiği, tepki koymanın ölçüleri konusunda
çocuğun bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.
Kişiliğin oluşması bir süreçtir.
Çocukların, kendilerine özgü kişiliklerinin gelişmesine çocuk edebiyatı
eserleri katkıda bulunmalı, onların toplumda uyumlu olmasını sağlamalıdır.
Çocuk kendini fark etmeye başladığı andan itibaren kendini sorgulamakta,
kimliğini ve kişiliğini bulmaya çalış maktadır. Bu durumda yapılacak yanlış
yönlendirmelerin onun bütün hayatını olumsuz bir şekilde etkileyeceği
gerçeğinden yola çıkarak, çocuklara yönelik eserlerde, kişilik ve kimlik
geliştirilmesini sağlayıcı güzel örneklere yer verilmesi yararlı olacaktır.
Çocuğun toplum içinde değerli bir varlık olduğunun hissettirilmesi, kendisinin
toplumdan soyutlanmaması gerektiği belirtilmelidir.
Dil becerileri içerisinde yer alan okuma, konuşma,
yazma ve dinleme becerileri erken yaşta gelişir. Çocuk eserlerinde bu
becerilerin gelişip yerleşmesine özen gösterilmelidir.
Son olarak çocuk eserleri, çocuğun kaderciliğe ve ön
yargıcılığa sürüklememeli, onun kötü bir mantıkla yetişmesine engel olmalı ve
çocuğun doğasına uygun şekilde, onu geliştirici nitelikte olmalıdır.
Dilimizin Geleceği
Dil bir toplumu toplum yapan
unsurların en önemlisidir. Dilimizi bileni bizden, bilmeyeni yabancı sayarız.
İnsanlar arasındaki ilişkiler dil ile kurulur, yürütülür, gelişir, kimi zaman
...
Cahit Zarifoğlu
1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının
memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı.
Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakülte...
ANLATIM BOZUKLUKLARI
Anlatımın yazılı ve
sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasında kullanılan
dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili
olması i...
ANLATIM BİÇİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ Anlatım, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme, bir
şey anlatma işidir. Bu söyleme ve anlatma gelişi güzel olmaz. Anlatımı
yönlendiren, biçimlendiren yazarın amacıdırBir yazar, acaba söz veya...
5 HECECİLER Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy) 1891-1971; Enis Behiç (Koryürek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] İkinci meşrutiy...
19. Yüzyıldan Günümüze Türk Şiiri TANZİMAT
Tanzimat; düzenlemeler, yeğlemeler,ıslahat anlamına gelir,
"tanzim"sözcüğünün çoğuludur. Tanzim ise Arapça "nazm"dan gelir. Sıraya
koyma, dizme, sıralama, ıslah etme, ...
KEÇECİZADE İZZET MOLLA Mevlevi tarikatına bağlı , derviş ruhlu, olgun bir insan olan Izzet
Molla, nüktedan bir şairdir.Dürüst tabiatlı, kendisine yapılan
iyilikleri unutmayan bir insan olduğundan , çok iyilik ve iltifatla...
ÇOCUK EDEBİYATININ GENEL NİTELİKLERİ
A. BİÇİM
BAKIMINDAN ÇOCUK EDEBİYATI
Çocuk kitapları, okuyucu zümrelerinin özelliğine göre
biçim açısından farklılıklar gösterir. Çocuk edebiyatı eserleri de, çocuğun yaş
ve seviye...
TECÂHÜL-İ ARİF SANATI Bilinen bir gerçeği bir nükteye dayanarak bilmiyormuş gibi
söylemektir. Yani tecâhül-i arif ne hiç bilmemektir, ne de bildiğini
saklamaktır. Buna göre söylersek, bildiğini, türlü nedenlerle bilmezle...
İŞTİKAK SANATI Aynı kökten türemiş en az iki sözcüğü bir
dize veya beyit içinde kullanmaktadır. İştikak da cinas sanatları içine girer.
Yazılışları ve okunuşları aynı, fakat kökleri başka olan sözcüklerle yapılan
...
ÇANAKKALE SAVAŞI
Mahmed Akif’in okul kitaplarına
bazı mısraları çıkartılarak alınan büyük Çanakkale savaşını tasvir eden
manzumesi, İstiklal marşı’ndan önce
yazılmış en heyecan verici şii...
HİCİV
Kişi,kurum ve olayları gülünç hale sokmak,alaya
almak, iğnelemek veya hakaret etmek suretiyle küçük düşürmeyi ve rezil etmeyi
amaçlayan ve genellikle manzum olan türe “hic...
Hikâyenin Tanımı Ve Türk Halk Hikâyesinin Kaynakları
Öykü, hikâye olarak da bilinir,
gerçek yada düş ürünü bir olayı edebi bir üslupla aktaran kısa düzyazıdır.
Türk halk hikayeleri,
efsânelerden, masallardan, menkıbelerden ve destanlard...
KELİME
KELİME
Türkçe
kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre
sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir.
Anlamlar...
NOKTA ( . )
NOKTA (
. )
Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur.
Kaçmayı namusuna yediremiyordu.
Kısaltmalardan Sonra konur.
Prof. Dr. bkz. vb. Bn. P.T.T, T.B.M.M. ... (Not: Son yıllarda
kısal...
DİĞER KELİME ÇEŞİTLERİ
DİĞER
KELİME ÇEŞİTLERİ
Edatlar: kendi başlarına
anlamı olmayan, ancak cümlede beraber kullanıldığı kelimeler arasında ilgi
kuran kelimelere EDAT denir.
...
İSİMLER
İSİMLER
İSİM: Canlı ve cansız
varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelimelere İSİM
denir
İsimler cins isim ve özel isim olmak üzere ikiye ayrılır.
...
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER
YAPILARI
BAKIMINDAN KELİMELER
1. Basit Kelimeler:
Kelime kökü ek alsa bile anlamca bir değişikliğe uğramamışsa, bu tip kelimelere
BASİT KELİMELER denir. Genellikle kök halindeki (bazen gövd...
NOKTALI VİRGÜL ( ; )
NOKTALI
VİRGÜL ( ; )
Birbirine bağlı, fakat her biri kendi içinde bağımsız
cümleleri ayırmada:
At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.
İki cümle birbirine ve, ama, fakat, çün...
CÜMLE
CÜMLE
Cümle: Maksadımızı tam
olarak anlatan söz dizilerine CÜMLE diyoruz.
Cümle özellikleri:
Cümleye büyük harfle başlanır.
Cümlelerin sonuna nokta, soru işareti veya ünlem
işa...
YAZIM KURALLARINA GİRİŞ Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek,
okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını
sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ...
İNCELTME VE UZATMA İŞARETLERRİNİN YAZILIŞI Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu
işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece
"g, k, l" ünsüzleri için; uzat...
EDATLARIN YAZILIŞI Edat ve bağlaç olarak kullanılır.
Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur.
Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir, ondan ayrı da...
Bitişik yazılan "ile"...
ÜNLÜ UYUMUNA AYKIRI EKLERİN YAZILIŞI --yor (şimdiki zaman eki): Sadece -yor şeklinde yazılır, ünlü uyumlarına
aykırıdır.
geliyor, biliyor, istiyor, gizliyor...
--ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. Sadece -ken şekl...