You are here:  Anasayfa
ÇOCUK EDEBİYATININ GENEL NİTELİKLERİ PDF Yazdır E-posta
Yazar Edebiyat   
Pazar, 05 Ekim 2008

A. BİÇİM BAKIMINDAN ÇOCUK EDEBİYATI

Çocuk kitapları, okuyucu zümrelerinin özelliğine göre biçim açısından farklılıklar gösterir. Çocuk edebiyatı eserleri de, çocuğun yaş ve seviyesine göre değişik boy ve ebatlarda olabilir. Çocuk kitapları dikdörtgen, kare veya minyatür şekillerinde olup, içindeki resimler renkli veya siyah beyaz dır. Bazıları ise fotoğraftır. Bu kitaplar okul öncesi çocukların odalarında, okul çocuklarının çantalarında taşıyabilecekleri boy ve ebatlar düşünülerek hazırlanmaktadır. Kitapların resimlenmesi, resimlerin sayfalarda yer alış biçimi, boyanma teknikleri, çizgi ve resimden fotoğrafa geçiş tamamen eğitim bilimlerinin ve algılama tekniklerinin getirdiği unsurlara dayanır.


İşte bu farklılıkların her birinin çocukların yaş düzeyleri ile doğrudan ilgili olduğu görülmüştür. Bir örnek vermek gerekirse, okul öncesi çocuklarının resim yapma ve algılamaları tamamen farklı bir biçimde gelişmekte ve yaş düzeylerine göre değişmektedir. Bu çağdaki çocukların, sulu boya ile yapılmış veya ana çizgileri belirlenmemiş resimleri tam olarak kavrayamadıkları anlaşılmaktadır.

Yine okul öncesi çocuklarının hangi yaştan itibaren sesleri ve biçimleri kavrayabildikleri bilim adamları tarafından araştırılmaktadır. Genel olarak çocukların 18. aydan itibaren, anne ve babası tarafından bilinçli olarak yönlendirildiği takdirde, kitabın okunmak için hazırlanmış bir araç olduğunu fark ettiği ve sayfalarını çevirme, kitabı inceleme bilincine ulaştığı görülmektedir.

Yapılan çalışmalar, bizde sanat ve estetikle ilgili bilgilerin sadece bu alanlara ait becerileri geliştirdiği yolundaki yanlış kanıları düzeltmiştir. Bu konuda 1990’lı yılların ortalarında yapılan bir araştırmada; yeni doğan on dokuz çocuğa verilen klasik müzik ve ses dersleri sonucunda, klasik müzik eğitimi almış olan bebeklerin  almayanlara göre daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Amanya’da Konstanz Üniversitesin de yapılan bu araştırmada yine bu çocukların geometrik şekilleri diğerlerine göre daha kolay kavradıkları anlaşılmaktadır.

Ayrıca çağımızın en önemli niteliklerinden biri olan yaratıcı düşün menin gelişmesinde de sanat ve estetiğe ait ilgi ve becerilerin geliştirilmesinin büyük bir rolü olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla kitapların biçim, renk, desen ve çizimlerinin de çocuğun gelişiminde büyük rol oynadığını söyleye biliriz. Bu yüzden, yazılan çocuk kitapları biçim bakımından iyi düzenlenmelidir

Okul öncesi çocuklar üzerinde yapılan çalışmalar arasında en ilginçlerinden biri Gordon Wells’in dokuz yıl boyunca otuz iki çocuk üzerinde yaptığı çalışmadır. Bu çalışma sonucunda çocuğa verilen edebiyat zevkinin, çocuğun eğitiminde olumlu etki yarattığı ortaya konulmuştur. Özellikle dinleme yoluyla öğrenilen öykülerin çocuğun gelişiminde olumlu etkileri olduğu görülmüştü

Çocuğun dinleme becerisinin anne karnında henüz yedi aylıkken başladığı ve anneyle iş birliği içinde hamilelik süresince verilen eğitim sonucu doğan çocuklar eğitim almayan annelerin çocuklarına göre zeka  işlevselliği bakımından altı ay daha ileri oldukları ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine yedi aylıktan başlayarak anne karnındaki çocuğa müzik, ritm, kokulu yiyeceklerden tad alma; anneye de çocukla konuşma eğitimi verilmektedir. Bu konuda çocuk psikiyatrı Dr. Müjen İlnem şu açıklamayı yapmaktır.

“Ana rahminde eğitim almış çocuklar ile almayanlar arasında altı aylık bir zeka farkı oluşuyor. Eğitim için doğru müziği seçmek gerek. Brahms dinletilen prematüre çocukların daha çabuk geliştikleri biliniyor. Ama çok fazla müzik dinletmek de çocuğu içe kapanık yapabilir.”

Bu ön bilgilerden sonra çocuğun yaş grubuna göre hazırlanan kitapların biçim bakımından özelliklerini şöyle sıralayabiliriz.

Tanıma ve Algılama Kitapları (Bebeğin ilk Kitabı): Bu kitaplar be bekler için dinlemek ve resimlere bakmak için hazırlanmakta Daha önce de temas ettiğimiz gibi 1,5 yılını dolduran çocuklarda ilginin g sağlandığı zaman, kitap kavramı gelişmektedir. 18 aylıktan itibaren çocuğun zemini tek renk olan ve her gün gördüğü eşyaların resimlerinin bulunduğu kitaplara ilgi gösterdiği; karmaşık olmayan,.ba5it açık olay ve hareketleri anlayabildiği görülmektedir.

Bu çağ çocuklarına hazırlanmış kitaplarda, çocuğun her gün gördüğü eşyanın çizimi, çocuğun bu eşyayla ilgili hareketlerinden birinin canlandırılması ve bu eşyanın adının kitabın bir köşesine yazılması sonucu, kitabı inceleyen çocuğun kelime bilgi- sinin erken geliştiği ortaya çıkmıştır. Böylece çocuk, canlandırma, resimleme, kodlama ve dinleme yoluyla söz dağarcığını geliştirebilmektedir.

Bu konuda Amerika’da yapılan ve Bebeğin İlk Kitabı adını taşıyan çalışmalar bulunmaktadır. Bu kitaplarda kolayca tanımaya yönelik, arka fonu olmayan çizimlerle hazırlanmış çalışmaların, net fotoğraflanmış, çorap, kap, ayakkabı gibi eşyaların adlarının kavranmasında yardımcı olduğu görülmektedir.

Bu yaş çocukları için hazırlanan başlıca kitaplar şunlardır: Bill Gillham’in İlk Kelime Resimli Kitabı, Helen Oxenbury’nin Bebek Tablo Kitabı ve Garth Williams, Tana Hoban isimli eğitimcilerin hazırladıkları kitaplar bulunmaktadır. Ülkemizde çocuk edebiyatının bir plan içinde sistematik olarak ele alınıp değerlendirilmemesi sonuçu, bu tarz teknik kitaplara rastlanmamaktadır Bazı ticari yayın evlerinin yabancı dillerden uyarla yatak yayınladıkları kitaplar ve çok özel nitelikli çocuk kreşlerinin çalışmaları bunun dışındadır. Yukarıdaki eğitimci ve çizerlerin isimlerini vermemizin sebebi, bu konuda çalışma yapacaklara yardımcı olmaktır.

2. Özel Nitelikli Kitaplar: (Participation Books) Bu kitaplar, dört yaşına kadar olan çocuklar için geliştirilen etkinlik kitaplarıdır. Çocuğun bütün duyu organlarını kullanabilmesine yönelik, bazen kabartma resimlerle yapılmış veya üç boyutlu tasarımlar olarak hazırlanmış kitaplardır. Bu kitaplarda çocuğa sorular sorulmakta, çocuk da o sorunun karşılığını kitabın sayfalarını  karıştırarak bulmaktadır. Bu kitaplarda birçok yeni teknik kullanılabilmekte, özellikle eğlen oyunlar kullanılarak, çocuğun bilgi ve becerisi geliştirilmektedir.

3. Tekerleme ve Yuva Şarkısı Kitapları: Çocukların çok severek söyle dikleri çocuk şarkıları ve tekerlemelerin resimlerle canlandırılmasıdır. Bu resimlere bakarken, çocuklara tekerlemeler veya şarkının müziği dinletilmekte, böylece Çocuğun dinleme becerisi geliştirilmektedir. Bu kitaplar, estetik boyutu çok yüksek çocuk edebiyatı ürünleriyle resim sanatının iç içe girdiği çalışmalardır. Çocuğun dört yaşına kadar bu kitaplarla eğitilmesi, konuşma ve dinleme becerisinin gelişmesine büyük katkılar sağlamaktadır.

4. Resimli Ninni Kitapları: Çoğunlukla tekerlemeler biçiminde olan ninniler, erken çocukluk çağındaki çocuğun eğitimde çok önemli rol oyna maktadır. Tekerlemelerde anlam bütünlüğü ikinci dereceden öneme sahipken, ninnilerde anlam ön plana çıkmaktadır. Dolayısıyla birbirinin devamı olma özelliğini taşırlar. Bu yüzden halk arasından derlenmiş tanınmış ninnilerin resimlerle canlandırılması çocukların gelişiminde oldukça etkilidir. Ninnilerin bir başka önemi, çocuklarla duygusal yakınlık kurarak, dil becerilerini ve algılama gücünü geliştirmesidir. Çocuk yuvalarında ve aile içi eğitimde kullanılan çocuk edebiyatı metinleri arasında. ninniler özel bir yere sahiptir.

5. ABC Kitapları: (Alfabenin tanıtıldığı kitaplardır.) Bu kitaplar,.artık çocuğun yavaş yavaş alfabe bilgisini kazandığı çalışmalardır. Kitaplarda her harf bir hayvan resmi veya çocuğun en çok gördüğü, kullandığı eşya resmi ile ilişkilendirilerek çizilmeli ve üzerinde konuşulabilecek bir canlandırma ile çocuğa verilmelidir. Yukarıda anlattığımız diğer çalışmalarda olduğu gibi bu çalışmada da arka plan resimlenmemeli, düz bir zemin üzerinde canlandırmalar yapılmalıdır. Düzey itibarıyla arka fon son derece sade ve yalın olmalı, amacı dışında detaya yer verilmemelidir.

Bir ABC kitabı dört tipte yapılabilir:

1. Kelime-resim formatında yapılanlar,

2. Basit anlatım tarzında yapılanlar,

3. Bulmaca ve oyun tarzında yapılanlar;

4. Ana temalara dayananlar.

Bu dört teknikle de hazırlanan çalışmalarda, yazar ve çizimi yapan sanatçı arasında kurulacak başarılı ilişki sonucunda arka plan, beyaz bir zemin olabileceği gibi mat, sarı, mavi, yeşil ve kırmızı renkler de olabilir. Bazı eğitimciler bu çalışmaları iki yaş grubuna kadar indirmektedirler. Çocuk edebiyatı uzmanları, çocuğun alfabe bilgisinin beyinde önceden algılanıp tanınmasının, çocuğun ilerde alacağı okuma ve yazma eğitimine olumlu katkıda bulunacağını düşünmektedirler. Alfabenin resimlerle ilgilendirilerek öğretilmesi, tarihi çok eskilere kadar giden bir yöntemdir.

6. Sayı Kitapları: Çocukların sayı bilgilerinin gelişmesi ve yönlendirilmesine dayalı bir eğitim aracı olarak düşünülmektedir. Gerçekte çocukların sayılan çevrelerindeki oyuncaklar veya model eşyalarla öğrenmeleri daha doğrudur. Ancak bu tarz kitaplar genelde çocukların sayı bilgilerinin gelişmesine yardımcı çalışmalar olarak hazırlanmaktadır. Sayı kitapları da üç şekilde hazırlanabilir:

1. Canlandırılan resimlerle veya oyunlarla birebir yorumlamaya dayalı çalışmalar,

2. Basit matematik kavramların öğretilmesine yönelik çalışmalar,

3. Sayılar üzerine geliştirilmiş öyküler ve bulmacalar yoluyla hazırlanan kitaplar.

7. Kavram Kitapları: Bir eşyanın, varlığın veya durumun çocuklar tarafın dan tanımlanmasına sınıflandırılmasına adlandırılmasına özetlenmesine veya yönelik karmaşık becerilerin kazandırılması için planlanan kitaplardır Kavram kitapları çocuğun ilk başvuru kitaplarıdır Bu kitaplarla çocukların kelime anlama becerileri söz dağarcı gelişir. Çocukların dil ve algıla becerilerinin gelişmesi için çok gere kitaplar arasındadır

 

Bu kitaplar, aynı adla anılan eşya, hayvan veya varlıklar arasındaki farkı görebilme ve ayırabilme becerisinin geliştirilmesine yönelik Örneğin, köpek kelimesinin sözlük tanımı dışında, bu ad altında farklı cins ve görünüşte birçok köpek türleri arasındaki cins ve görünüş farklılıklarını birbirinden ayırarak tanıyabilme becerisinin geliştirilmesi, kavram kitaplarıyla yapılmaktadır.

Çocukların çevrelerinde gördükleri, birlikte yaşadıkları veya kullandıkları şeylerin temel özelliklerine göre sınıflandırılmasına yardımcı olurlar. Aslında ABC ve sayı kitapları da kavram kitapları sınıfında algılanmalıdır. Çünkü onlar da renk ve formların ayrımı ve sınıflandırılmasına yardımcı olmaktadırlar.

8. Resimli Kitaplar: Bir diğer adıyla sözsüz kitap; yani içinde sadece resim bulunan kitaplardır. Özellikle günümüzde televizyon izlemeye alışmış çocukların eğitiminde kullanılan son derece popüler kitaplar olduğunu söyleyebiliriz. Bu kitaplar okumaya başlamada ve okuma becerisini geliştirmede çok büyük yararlar sağlamaktadır. Çocuğun soldan sağa doğru sayfaları çevirmesi, sayfa içindeki olayları anlatan birbirine bağlı figürleri soldan sağa doğru izlemesi okuma becerisine hazırlık bakımından büyük önem taşımaktadır.

Resimli kitaplar aynı zamanda çocukların dil kullanımında cesaretlerini artıracak, sözcük dağarcığını geliştirecek önemli bir yardımcıdır. Çocuğun bildiği kelime ve figürlerden bilmediklerini çağrışım ve karşılaştırma yoluyla tamamlamasına da katkıda bulunmaktadır.

Bu kitaplarda, hayvan ve insan hareketlerine bağlı olarak çocuğa, olayları başlangıcı ve sonuçlarını yerli yerine koyarak anlama becerisi de öğretilmektedir. Bir olayı canlandıran resimlerin zaman zaman yerleri değiştirilerek çocuğa öykü bütünlüğü içerisinde bu resimleri doğru yerlere koyması çalışması yaptırılmaktadır. Böylece, henüz mantıkla ilgilendirme becerisi gelişmemiş bu çağ çocuklarının gördükleri nesne ve olayları birbirine bağlama becerisi ile mantıksal ilgi kurma yeteneği gelişmektedir.

9. Okul Öncesi Kitapları: 3-5 yaş grubu çocuklar için düzenlenmiş, küçük ve parlak resimli, ailelerin ilgi ve yardımı ile çocukların inceleyeceği kitaplardır. Bu kitaplar yuva ve anaokullarında da kullanılabilecek yardımcı kitaplar olarak düşünülebilir. Bu çağ, çocukların genel gelişim süreçler’ içinde artık fiziksel becerilerinin farkına vardıkları bir dönemdir. Kendilerine ait dolapları ve eşyayı sıralayacakları yerleri bilebilme, ayırabilme özelliklerine sahiptirler. Hazırlanan kitaplar genellikle bu becerileri geliştirmeye yönelik olmalıdır.

 

10. Okumaya Başlangıç Kitapları: Öğrenme okuma ile başlar. Çocukların sistemli bir biçimde aldıkları eğitim onların kolayca okumaya geç melerini ve hızla ilerlemelerini sağlar. Bu aşamadan itibaren çocuğa attık, okuduklarını ve öğrendiklerini pekiştirmesine yardımcı olacak bilginin  haftalık dönemler halinde verilmesi gerekir.

Çocukların öğrenmelerine yardımcı olacak soru ve karşılığını alacağı kitapların yanında, çocukların sözcük dağarcıklarını sürekli geliştirecek kitapların hazırlanması okumaya başlangıç kitapları dönemidir.

Bunun için de dört yaşından on altı yaşına kadar 12 yıllık bir okuma stratejisi geliştirilmiştir. Dört yaşındaki çocuğun söz dağarcığındaki kelime sayısı belirlenmiş ve bunların 12 yıl içerisinde belirli bir zenginliğe ulaşması için yardımcı okuma kitapları hazırlanmıştır. Özellikle okumaya başlangıç kitapları, temel eğitim birinci basamakta üçüncü sınıfa kadar çok büyük bir önem taşımaktadır. Kitapların sayfa düzenlen, resimlerin kullanılışı, yazıların boyutu, içindeki öykülerin pedagojik düzeyi son derece titiz ve uzun bir çalışma sonucu hazırlanmalıdır. Ayrıca, öykülerin içerisindeki kelime sayısı, kitapların sayfa sayısı, kağıt kalitesi, kitapların dayanıklılığı ciddi bir ekip çalışması sonucu belirlenmesi gereken özelliklerdir. Çocuklar, söz dağarcığı düzeyine göre okumaya başladıktan sonra, ders ve okul dışında iki veya üç kitabı bir hafta içerisinde okumalı ve öğretmen tarafından bu okuma disiplini dokuz yaşına kadar titizlikle sürdürülmelidir Okumaya başlangıç kitaplarından sonra hazırlanacak çocuk edebiyatı metin]eri ve bu metinlerin düzeyleri tür bilgileri içerisinde verilecektir.

III. BÖLÜM

ÇOCUK KİTAPLARINDA BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER

A. İÇ YAPI ÖZELLİKLERİ

1. Ana Fikir (Tema)

Her edebi eser, muhataplarına bir mesaj verir. Sanatçı, duygu ve düşüncelerini paylaşmak üzere onu kendine has ifade biçimiyle ortaya koyar. Bu ortaya koyuş çeşitli şekillerde olabilir. Verilen mesajın tam olarak algılanabilmesi için;

1- Veren taraf duygu ve düşüncesini tam ve doğru olarak ortaya koymalı

2- Alan taraf da verilen duygu ve düşünceyi tam ve doğru olarak almalıdır.

İşte yazılı ve sözlü eserlerde iletilmek istenen temel duygu ve düşünceye ana fikir denir.

Ana fikir, bir eserin varoluş sebebidir. Bu yüzden eserin tamamında geçerlidir. Sanatçının her kelimesi ana fikrin ifadesinde az veya çok bir görev üstlenmiştir. Eserin tamamını kapsamayan ifadeler ana fikir olamaz.

Ana fikir, eserlerde gizli veya açıkça bulunabilir. Daha çok dolaylı anlatıma sahip duygu yoğunluklu roman, hikaye, şiir, tiyatro gibi eserlerde gizli olabilir. Araştırma yazıları, bilimsel eserler, düşünce ağırlıklı gazete ve dergi yazıları gibi eserlerde ana fikir açıkça ortaya konabilir

Duygu yoğunluklu eserlerde ana fikir daha çok ana duygu, tema, ana tema gibi kelimeler ile ifade edilir. Tema kelimesi, genel literatürde daha çok konu anlamında kullanılır. Ancak ana fikir ve ana duygu anlamında kullanılması da yanlış değildir.

Ana fikrin yanında genellikle birkaç paragraftan daha uzun yazılarda bulunan ve ana fikri destekleyici mahiyetteki fikirlere de yardımcı fikir denir. İyi bir yazar yan fikir ustaca kullanarak ana fikrin kavranmasını kolaylaştırır. İyi bir okuyucu da paragraflardaki yardımcı fikirleri kolayca görüp yazarın mantık zincirini takip ederek ana fikri rahatça kavrar.

Çocuk edebiyatının asıl amaçlarından biri olan eğiticiliğin, işlenilen temaya bağlı olduğu göz önünde bulundurulacak olursa, ana fikrin önemi daha iyi anlaşılır. Bu yüzden seçilen temalar, evrensel ahlaki doğruları kazandıracak, çocuğun kişiliğini ve kimliğini geliştirerek onun toplum içinde saygın ve başarılı bir yere sahip olmasını sağlayacak özelliğe sahip olmalıdır. Yazar, bunun dışında çocukları kendi düşünceleri ve bakış açılan doğrultusunda yönlendirecek ve çocukların ruh dünyalarında olumsuz etki yapacak konuların seçilmemesi konusunda özenli davranmalıdır. Burada anlatacağımız iç yapı özellikleriyle ilgili bilgiler genel değerlendirmeler olarak çocuk edebiyatının bütün türlerini içine almaktadır. Bu yüzden farklı çocuk edebi yatı türlerinde bulunan farklı iç yapı özelliklerini, daha ayrıntılı bir biçimde türlerle ilgili yaptığımız çalışma ve verdiğimiz örneklerin incelenmesinde ortaya koyacağız.

2. Belli Temel Kavram ve Değerler

Aile, doğa, iyi ve güzel değerler gibi temel kavramlar çocuk kitaplarını zenginleştirmek için vazgeçilmez temel unsurlardır. Yazarlar bu temel kavramlar doğrultusunda eserlerini ele almalı ve işlemelidirler. Bu temel değerler, çocuğun dünya görüşünü zenginleştirmesi bakımından da oldukça önemlidir. Her toplumun ortak kültür değerleri vardır. Bu değerler çocukların şuur altına yerleşerek onlara olumlu davranışlar kazandıracak biçimde düzenlenmelidir. Bunu yaparken dikkatli bir yöntem kullanılmalıdır. Temanın iyi yerleştirilmesi için çocuk kitabı yazarlarının çocuk psikologlarıyla iş birliği içinde olmaları gerekir. Bilindiği gibi bu kavramlar soyut değerlerdir. Bu soyut değerlerin çocuklar tarafından doğru algılanması için, bazı özel tekniklerin kullanılmasına ihtiyaç vardır

3. Konular

Çocuk kitaplarının konuları çocuğun güncel hayatı ile doğrudan ilgili olmalı ve gerçeğe uygun düşmelidir.

Bir yazar ele aldığı konuyu işlerken şu hususları göz önünde bulundurmalıdır:

a. Çocukların ilgilerini, beğenilerini, okuma eğilimlerini tespit ederek, konularını bu tespit etrafında işlemelidirler. Bu yüzden çocuk kitaplarında tema ile konu arasındaki ilişki çok güçlü olmalıdır.

b. Çocuk kitaplarında konuların ele alınışında onların güvenlerini artırıcı, geleceğe ümitle bakmalarını sağlayıcı, insan ve tabiat sevgisi gibi değerleri pekiştirici inançlara yer verilmelidir.

c. Çocuk kitaplarında, milli değerlere önem verilmeli, onların demokratik anlayışa ve saygın bir kişiliğe sahip olmasına özen gösterilmelidir. Seçilen temalarda onları eğlendirip dinlendirirken yeni duygu ve düşüncelerin kazandırılması da ihmal edilmemelidir

4. Kahramanlar ve Yardımcı Kahramanlar

Çocuk hangi yaş grubunda olursa olsun, okuduğu kitapların kahramanlarıyla özdeşleşir. Yazar bunu bilmek, kahramanlarını seçerken de bu özdeşleşme yönünü sürekli göz önünde bulundurmak zorundadır. Çocuk kitaplarında gereğinden fazla kahraman bulunmamalı, diğer kahramanlar bir ana kahraman çevresinde açık tanımlarla ilgilendirilerek anlatılmalıdır. Çünkü çocuk karmaşık yapıları anlayabilecek, karmaşık ilişkileri yorumlayacak düzeyde değildir. Masal ye masal türü kitaplarda kahramanların özellikleri farklı bir teknikle sunulmalıdır. Bu özelliklerle ilgili detaylı bilgiyi masal bölümümüzde bulacaksınız.

5. Plan

Plan; konu, kahraman ve temanın belirli bir düzen içinde çocuk kitabına yerleştirilmesidir. Bu yerleştirme, edebi türlere bağlı olarak birbirinden farklılıklar gösterir. Gezi, biyografi, gerçekçi çocuk öykülerindeki planlarla, masallardaki planlar birbirine benzemez. Çocuk kitaplarının planı, ana fikir, konu ve kahramanları çok iyi bir şekilde sunacak tarzda oluşturulmalıdır. Tutarlılığa dikkat edilmeli, tema ile konu arasındaki bütünlük sağlanmalı, anlatılan olaylar sürekli çocuğun ilgisini canlı tutacak biçimde yerleştirilmeli, gereksiz ayrıntılardan kaçınılmalı, ölçülü, rahat bir anlatım tercih edilmelidir.

6. Anlatım

Çocuk edebiyatını yetişkin edebiyatından ayıran belki de en önemli özellik, anlatımın hedef kitlenin anlayacağı biçimde sunulmasıdır. Çocuk kitaplarında anlatımın sadeliğine dikkat edilmeli; gereksiz ve bayağı sözcükler yer almamalı, duruluk, akıcılık, açıklık gibi unsurlar göz önünde bulundurulmalıdır. Bunlar çocuk kitaplarının ele aldığı konu, olay, yer ve kahramanların anlatım açısından daha etkili ve anlaşılır olmasını sağlayacaktır. Bu yüzden çocuk kitaplarında yüklü ve yoğun bir anlatımdan kaçınılmalıdır. Çocuğun günlük hayatında kullanmadığı kelimeler yer almamalıdır. Her çocuk edebiyatı metninde çocuğun anlamını bilmediği ancak cümle ve anlatım tekniğinden yararlanarak çağrışım yoluyla anlamlandırdığı belirli sayıda bilinmeyen söze yer verilmelidir. Ayrıca çocuklar için bilinmeyen kelimelerle ilgili bir sözlük, kitabın arkasında yer almalıdır. Böylece, çocuğun her okuduğu çocuk edebiyatı metininin sonunda söz dağarcığında artış sağlanmış olacaktır.

Çocuk kitaplarında genellikle, üçüncü kişi ağzıyla anlatım yapılması ilke olarak benimsenmiştir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, özellikle kafa sesi ile düşünceleri yansıtan üçüncü kişi, anlatımı zorlaştırdığı, inandırıcılığını yitirdiği gibi çocukların da hoşlarına gitmemektedir. Çünkü, bu kişinin diğer bir kişinin beyninden geçenleri aynen okuyabilmesi mümkün değildir.

Birinci kişi ağzı ile yapılan anlatımın daha samimi olduğu, karşısındaki ikinci bir kişi ile karşılıklı bir sohbet içtenliği oluşturduğu görülmüştür. Bu çeşit duygu, düşünce ve sırlarını paylaştığı izlenimi veren bu anlatım tekniğinin çocuklar tarafından daha çok beğenildiği ve benimsendiği görülmektedir

Anlatımda farklı bakış açılarının yer alması, çocuğun okuma zevkin artırdığı gibi, kendi bakış açısını oluşturmasını da sağlamaktadır. Anne çocuk ilişkisini anlatan bir öyküde çocuğun gözünden olayların değerlendirilmesi ve algılanması ile; annenin gözünden algılanması ve değerlendirilmesi farklı sonuçlar doğurabilir. Böyle durumlarda kimi zaman üçüncü tekil anlatımı zorunlu olmaktadır. Anlatımda geriye dönüşler, olayları; birden yarıda bırakılarak bir başka olayın anlatımına geçilmesi teknikleri televizyon ve film izleme alışkanlığı kazanmış olan günümüz çocuklarının gerek algılama güçlerine, gerekse anlatım becerilerine ilave ettikleri alış kanlıklar olarak çocuk kitaplarında kullanılabilir.

Çocukları etkileyen ve sürükleyen bir başka anlatım tekniği de mektup ve günlük tarzı anlatımdır. Yapılan araştırmalarda bu türlerin gerçeğe çok yakın ve gerçek yaşayışın bir kesiti olması nedeniyle daha ilginç benimsenir olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü bu tür anlatımlarda bulunan samimi itiraf, çocuğun hem ilgisini çekmekte hem de eğitim açısından ona ilginç gelmektedir

7. Kavramlar

Çocukların anlamakta güçlük çektiği konulardan biri de kavramlardır. Yaptığımız her iş veya düşüncenin adlandırılması kavram yoluyla olduğu göre, kavramlar olmaksızın düşüncemizi sağlıklı bir anlaşma platformun gerçekleştirmemiz ve sunmamız mümkün değildir.

Biçim açısından çocuk kitapları hazırlanışları bölümünde “kavram kitapları”nın ayrı bir teknikle yazıldığını göstermiştik. Bunlar çocukların kavram algılama güçlerini artırmaya yöneliktir. Ancak küçük yaşlardaki çocukların kavramlarla ilgili bilgisinin ve algılama gücünün çok zayıf olduğu kabul edilerek, özel bir teknikle yazılmalıdır. Bu konuda Jean Piaget yaptığı bir araştırmada 4-5 yaş arası çocuklarda hacim bilgisinin henüz oluşmadığı, bununla ilgili bilgi ve kavramları, çocukların ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın anlayamayacağı deneylerle gösterilmektedir. Bu durumda kavramlarla ilgili çalışmaların adeta özel bir algılama alanı gibi düşünülmesi kaçınılmazdır. İyi seçilmiş bir anlatımda kavramlar, çağrışımlar yoluyla verilmelidir. Çocuk kitaplarında mümkün olduğu kadar özne ve yüklemin tek olmasına özen gösterilmelidir. Kitaplarda dil zenginliği ve bu zenginliğin tanıdığı imkanlar ölçüsünde ana dili kullanma alışkanlığını geliştirici bir anlatım tercih edilmelidir. Argo söyleyişler ile bol mecaz ve istiarelerden kaçınılmalıdır. Çocukların kullanmakta güçlük çektiği edat ve bağlaçlar mümkün olduğu kadar anlatımda yer almamalıdır.

Çocukların kitapları imla kurallarına ve ana dili kaidelerine sıkı sıkıya bağlı olmalıdır. İleri yaşlarda ana dilinin temel prensiplerinin sağlam yerleştirilmesi için bu şarttır.

B. ÇOCUK KİTAPLARININ HAZIRLANMASINDA GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMASI GEREKEN EĞİTİM İLKELERİ

Öncelikle çocuk kitapları okullardaki programları destekleyici olmalıdır. Çocuklara yönelik hazırlanan eserlerin, eğitim sürecine katkı sağlayıcı nitelikte olması gerekmektedir.Çocuk edebiyatı yazarlarının dikkat etmesi gereken bir diğer husus da, yazdıklarının hangi yaş grubuna hitap ettiğini gözetmek ve yazdıklarının eğitim programları ile uyumuna dikkat etmesidir.

Çocuk edebiyatı metinleri, yaşanılan gerçeklerle ilgili olmalıdır. Kimi çocuk kitaplarında hayatın gerçeklerinden oldukça uzaklaşıldığı, çocuksu olsun diye, hayali konulara aşırı derecede yer verildiği gözlenmektedir. Çocuk edebiyatı metinlerinde verilen hayal unsurları ve masalsı yapılar, mutlaka çocuğun yaşadığı çevrenin gerçeğine uygun sonuçlarla bitirilmelidir. Çocuk, kendi yaşantısından yola çıkılarak yazılmış olan eserlere daha büyük bir ilgi duymakta ve bu tür eserler, çocuklar tarafından daha çok okunmaktadır.

Çocuk edebiyatı ürünleri duygu, düşünce ve hayal gücünü geliştirici olmalıdır. Erken yaştan başlamak üzere, çocukta duygu düşünce ve hayallerin gelişmesinde çocuk edebiyatı eserlerinin büyük katkısı olduğu bilinmektedir. Çocuklar, kimi zaman hayali olaylar oluşturmaktan ve bunları anlatmaktan büyük bir zevk duyarlar. Kimi zaman da, en basit bilinen bir konuyu kavramakta büyük güçlük çekebilirler. Çocuk edebiyatı eserleri, çocukların kavrama düzeylerini geliştirmenin yanında, kendilerinin de okuduklarından, dinlediklerinden ve gözlediklerinden yola çıkarak duygu ve düşüncelerini ifade etmelerini sağlamalıdır.

Kitaplar çocuklara, içinde yaşadığı ülkeyi, dünyayı sevmeyi öğretmelidir. Yaşadığımız dünya, güzellikleri ve zorlukları ile bir bütündür. Sürekli zorlukları hatırlatmak, dünya ile olan bağımızı kopardığı gibi, yaşama sevincini de ortadan kaldırır. Bu yüzden çocuk edebiyatı eserlerinde, yaşadığımız dünyayı sevmeyi, onun güzelliklerinden yararlanmayı, eksik yönlerini tamamlamayı sağlayıcı duyguların kazandırılmasına özen gösterilmelidir. Çocukların karamsarlıklar konusunda çok hassas olduğu gerçeğinden yola çıkarak; onları umutlandırıcı, hayata bağlayıcı eserlerle yüz yüze getirmek gerekir.

Yapılan çalışmalar, çocukta üretme becerisini geliştirmelidir. Üretme duygusunun çok erken yaşlarda oluşmaya başladığı gerçeğinden yola çıkarak; çocukların üretmelerinin, ürettiklerini paylaşmalarını sağlamayı teşvik eden eserlerin yazılmasının önemi daha belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Son yıllarda batılı bilim adamları, çocukların bu yönünü geliştirici çalışmalara hız vererek, erken yaştan itibaren çocuğun yeteneklerini tespit edip, onun bir an önce üretime katılımını sağlayıcı etkinlikleri destekleyen eğitim çalışmalarını önermektedirler.

Eserler, çocuğun girişimci ve katılımcı olmasını sağlamalıdır. Kendine güven duygusunu erken yaşta almış olan bireylerin daha başarılı oldukları; güvensiz, kendi içine kapanık çocukların da ileriki yaşlarda sorumluluktan kaçtıkları, başkalarının denetiminde ve gözetiminde kalmayı tercih ettikleri gözlenmektedir. Bu yüzden çocuklara yönelik eserlerde, onların girişimci ve katılımcı bir ruha sahip olmasını sağlayıcı özelliklere yer verilmesi gerekir.

Çocuk edebiyatı metinleri, şiddet öğelerini içermemelidir. Çocuklara yönelik eserlerde, şiddet öğesinin ne gibi olumsuz sonuçlar doğurduğu, son yıllarda yapılan bilimsel eserlerle ortaya konulmuştur. Buradan hareketle, şiddet içerikli konuların çocuk eserlerinde yer almamasına özen gösterilmelidir.

Çocuklara yönelik yazılan eserlerde estetik duyarlılık geliştirilmeli, çocuğun tercihlerini yaparken bu duygusundan yararlanması sağlanmalıdır.Estetik duyarlılığın geliştirilmesinde nesnel ve öznel değerlendirmelerin birbirinden farklı olduğu gerçeğinden yola çıkarak, çocukların kendilerine özgü bir duyarlılığa sahip olmaları yönünde çocuk edebiyatı eserlerinin katkısı sağlanmalıdır.

Eleştirmek, daima eksikleri ve yanlışları söylemek bu hususlara dikkat etmek demek değildir. Eleştiri bir yetenek işidir. Onun için erken yaştan başlamak üzere çocukta eleştirme yeteneği geliştirilmelidir. Çocuk edebiyatı eserlerinde, zaman zaman eleştirinin nasıl yapılması gerektiği, tepki koymanın ölçüleri konusunda çocuğun bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.

Kişiliğin oluşması bir süreçtir. Çocukların, kendilerine özgü kişiliklerinin gelişmesine çocuk edebiyatı eserleri katkıda bulunmalı, onların toplumda uyumlu olmasını sağlamalıdır. Çocuk kendini fark etmeye başladığı andan itibaren kendini sorgulamakta, kimliğini ve kişiliğini bulmaya çalış maktadır. Bu durumda yapılacak yanlış yönlendirmelerin onun bütün hayatını olumsuz bir şekilde etkileyeceği gerçeğinden yola çıkarak, çocuklara yönelik eserlerde, kişilik ve kimlik geliştirilmesini sağlayıcı güzel örneklere yer verilmesi yararlı olacaktır. Çocuğun toplum içinde değerli bir varlık olduğunun hissettirilmesi, kendisinin toplumdan soyutlanmaması gerektiği belirtilmelidir.

Dil becerileri içerisinde yer alan okuma, konuşma, yazma ve dinleme becerileri erken yaşta gelişir. Çocuk eserlerinde bu becerilerin gelişip yerleşmesine özen gösterilmelidir.

Son olarak çocuk eserleri, çocuğun kaderciliğe ve ön yargıcılığa sürüklememeli, onun kötü bir mantıkla yetişmesine engel olmalı ve çocuğun doğasına uygun şekilde, onu geliştirici nitelikte olmalıdır.

 

 

 

 

Yorumlar (0)Add comments

Yorum yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
daha kucuk | daha buyuk

security image
Lutfen goruntulenen karakterleri yaziniz


busy
 
< Önceki   Sonraki >

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Dilimizin Geleceği
Dil bir toplumu toplum yapan unsurların en önemlisidir. Dilimizi bileni bizden, bilmeyeni yabancı sayarız. İnsanlar arasındaki ilişkiler dil ile kurulur, yürütülür, gelişir, kimi zaman ...
Cahit Zarifoğlu
1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı. Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakülte...
ANLATIM BOZUKLUKLARI
Anlatımın yazılı ve sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasında kullanılan dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili olması i...
ANLATIM BİÇİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ
Anlatım, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme, bir şey anlatma işidir. Bu söyleme ve anlatma gelişi güzel olmaz. Anlatımı yönlendiren, biçimlendiren yazarın amacıdırBir yazar, acaba söz veya...
5 HECECİLER
Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy)  1891-1971; Enis Behiç (Koryürek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] İkinci meşrutiy...
19. Yüzyıldan Günümüze Türk Şiiri
TANZİMAT Tanzimat; düzenlemeler, yeğlemeler,ıslahat anlamına gelir, "tanzim"sözcüğünün çoğuludur. Tanzim ise Arapça "nazm"dan gelir. Sıraya koyma, dizme, sıralama, ıslah etme, ...
KEÇECİZADE İZZET MOLLA
Mevlevi tarikatına bağlı , derviş ruhlu, olgun bir insan olan Izzet Molla, nüktedan bir şairdir.Dürüst tabiatlı, kendisine yapılan iyilikleri unutmayan bir insan olduğundan , çok iyilik ve iltifatla...
ÇOCUK EDEBİYATININ GENEL NİTELİKLERİ
A. BİÇİM BAKIMINDAN ÇOCUK EDEBİYATI Çocuk kitapları, okuyucu zümrelerinin özelliğine göre biçim açısından farklılıklar gösterir. Çocuk edebiyatı eserleri de, çocuğun yaş ve seviye...
TECÂHÜL-İ ARİF SANATI
Bilinen bir gerçeği bir nükteye dayanarak bilmiyormuş gibi söylemektir. Yani tecâhül-i arif ne hiç bilmemektir, ne de bildiğini saklamaktır. Buna göre söylersek, bildiğini, türlü nedenlerle bilmezle...
İŞTİKAK SANATI
Aynı kökten türemiş en az iki sözcüğü bir dize veya beyit içinde kullanmaktadır. İştikak da cinas sanatları içine girer. Yazılışları ve okunuşları aynı, fakat kökleri başka olan sözcüklerle yapılan ...
Divan edebiyatı ve milli edebiyat Dönemlerinde ele alınan Temaların karşılaştırılması
DİVAN EDEBİYATI: Divan edebiyatının temeli Arap edebiyatının üzerine kurulmuştur. Bu edebiyat, eski bir uygarlığa sahip ve o ölçüde eski ve geleneksel bir edebiyatları olmasına rağmen, öncelikle İ...
ÇANAKKALE SAVAŞI
Mahmed Akif’in okul kitaplarına bazı mısraları çıkartılarak alınan büyük Çanakkale savaşını tasvir eden manzumesi, İstiklal marşı’ndan önce yazılmış en heyecan verici şii...
HİCİV
  Kişi,kurum ve olayları gülünç hale sokmak,alaya almak, iğnelemek veya hakaret etmek suretiyle küçük düşürmeyi ve rezil etmeyi amaçlayan ve genellikle manzum olan türe “hic...
Hikâyenin Tanımı Ve Türk Halk Hikâyesinin Kaynakları
Öykü, hikâye olarak da bilinir, gerçek yada düş ürünü bir olayı edebi bir üslupla aktaran kısa düzyazıdır. Türk halk hikayeleri, efsânelerden, masallardan, menkıbelerden ve destanlard...
KELİME
KELİME Türkçe kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir. Anlamlar...
NOKTA ( . )
NOKTA ( . ) Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur. Kaçmayı namusuna yediremiyordu. Kısaltmalardan Sonra konur. Prof. Dr. bkz. vb. Bn. P.T.T, T.B.M.M. ... (Not: Son yıllarda kısal...
DİĞER KELİME ÇEŞİTLERİ
DİĞER KELİME ÇEŞİTLERİ Edatlar: kendi başlarına anlamı olmayan, ancak cümlede beraber kullanıldığı kelimeler arasında ilgi kuran kelimelere EDAT denir.       ...
İSİMLER
  İSİMLER İSİM: Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelimelere İSİM denir İsimler cins isim ve özel isim olmak üzere ikiye ayrılır. ...
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER 1. Basit Kelimeler: Kelime kökü ek alsa bile anlamca bir değişikliğe uğramamışsa, bu tip kelimelere BASİT KELİMELER denir. Genellikle kök halindeki (bazen gövd...
NOKTALI VİRGÜL ( ; )
NOKTALI VİRGÜL ( ; ) Birbirine bağlı, fakat her biri kendi içinde bağımsız cümleleri ayırmada: At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır. İki cümle birbirine ve, ama, fakat, çün...
CÜMLE
CÜMLE Cümle: Maksadımızı tam olarak anlatan söz dizilerine CÜMLE diyoruz. Cümle özellikleri: Cümleye büyük harfle başlanır. Cümlelerin sonuna nokta, soru işareti veya ünlem işa...
YAZIM KURALLARINA GİRİŞ
 Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ...
PEKİŞTİRLMİŞ KELİMELERİN YAZILIŞI
 Pekiştirme sıfatları ve zarfları bitişik yazılır: dümdüz, sapsarı, mosmor, kapkara, apaçık, tertemiz, çepeçevre, sapasağlam, darmadağınık, yapayalnız, çırılçıplak, çepeçevre...
İNCELTME VE UZATMA İŞARETLERRİNİN YAZILIŞI
 Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece "g, k, l" ünsüzleri için; uzat...
EDATLARIN YAZILIŞI
 Edat ve bağlaç olarak kullanılır. Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur. Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir, ondan ayrı da... Bitişik yazılan "ile"...
ÜNLÜ UYUMUNA AYKIRI EKLERİN YAZILIŞI
 --yor (şimdiki zaman eki): Sadece -yor şeklinde yazılır, ünlü uyumlarına aykırıdır. geliyor, biliyor, istiyor, gizliyor... --ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. Sadece -ken şekl...

Spotlight

Stop
Play